rivalo
Connect with us

Elektrik Motorları

Anadolu’nun dev motor üreticisi: AEMOT

Yayın Tarihi:

on

Elektrik motoru sektörünün köklü firmalarından AEMOT Motor’un genel müdürü Sami Akdoğan’la bir söyleşi gerçekleştirdik. Aksaray’daki tesislerinde üretime devam eden ve dünyanın pek çok yerine Anadolu’da üretilmiş elektrik motorları ihrac eden AEMOT adına Sami Bey, hem firmalarının dününe ve yarınına hem de Türkiye’de ve dünyada sektörün geleceğine dair açıklamalarda bulundu.

Sami Bey sizi ABANA’dan, 2012 yılından beri yer aldığınız görevlerden tanıyoruz. Yine de okurlarımıza kısaca kendiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra, çeşitli sektörlerde pazarlama ve finans üzerine çalıştım. 2012 yılında satış mühendisi olarak başladığım elektrik motoru sektöründe üretimden satışa, yatırımdan finansa kadar her bölümde çalışma fırsatım oldu. Şu anda da AEMOT Elektrik Motorları’nın genel müdürlüğü görevini yürütmekteyim.

Öncelikle AEMOT’taki görevinizin hayırlı olmasını diliyoruz. Bize AEMOT ve Altuntaş hakkında bilgi verebilir misiniz?

Altuntaş Grubu, 1981 yılında kurulmuştur. Tavuk kafesi üretimiyle endüstriyel hayatına başlamıştır. 1993 yılında Türkiye’nin ilk aksiyal fanını üreterek ihracat rekorları kırmış, 75 ülkeye fan satışlarını sürdürmektedir. 2001 yılında yine Türkiye’nin ilk çelik silo üretimini başlatmıştır ve dünyanın en büyük üreticileri arasında yer almaktadır. Sizin de anlayacağınız üzere Altuntaş grubu sanayi kökenli bir gruptur. Şu anda 1.350.000 m2 açık, 100.000 m2 kapalı alanda sanayi sektöründe faaliyet göstermektedir. AEMOT Elektrik Motoru’na gelirsek, eski adıyla ABANA Motor olarak bilinir. ABANA Motor, 1983 yılında Siemens tarafından kurulmuş, 1993 yılına kadar da ABANA-Siemens adıyla satışını sürdürmüştür. 1993 yılından sonra da ABANA markasıyla endüstriyel hayatına devam etmiştir. ABANA Motor 0,12 kw ila 200 kw arasında alçak gerilim elektrik motorlarının üretimini gerçekleştirmekteydi.

Altuntaş Grubu’nun elektrik motoru üretimine karar verme süreci ve AEMOT markasını kurma hikâyesini özetler misiniz?

Altuntaş Grubu, ABANA motora zaten aşina bir firmaydı. 1994 yılından bu yana Altuntaş, ABANA Motor’u kendi ürünlerinde kullanmaktaydı. Bu yüzden Altuntaş Grubu, ABANA Motor’un kalitesini ve işlevselliğini çok yakından bilmektedir. 2015 yılında ABANA Motor’u satış kararı alındı. Altuntaş grubu çok kısa bir süre içerisinde satın alma kararı aldı. Fabrikayı bulunduğu bölge Kastamonu’dan Aksaray’a taşıdık; makine ve stoklarla birlikte. ABANA olan marka ismini AEMOT Electric Motors (Anatolian Electric Motors) olarak değiştirdik. O zaman satın alma sürecindeyken önümüzde şöyle bir tablo vardı: Türkiye pazarı yaklaşık 360 milyon dolar ve yerli üretim pazarın yüzde 65’ini oluşturuyor. Yüzde 35 de yabancı firmaların payı vardı. O zaman pazarın ihtiyacını araştırdığımızda, yüksek güçlü motorlar ve verimli motorların Türkiye’de çok sık bulunamadığı teorisiyle karşılaştık. Bu yüzden stratejimizi enerji verimliliğine odakladık. Şu anki şirket vizyonumuz da, ülkemizin verimli motor açığını kapatmaktır. Şu an geldiğimiz noktada 26 milyon euro yatırım planlamıştık ve bu yatırımın yarısından fazlasını bitirmiş bulunmaktayız. Bütün ürün gruplarımızı yeniledik ve eksiksiz olarak IE3 ve IE4 motorları yüzde 100 yerli olarak üretebiliyoruz. AEMOT şu anda 0,12 kw-250 kw arasında motorların üretimini gerçekleştirmektedir.

AEMOT hangi ürün çeşitleriyle sektörde yer alıyor? AEMOT Motor’un hedef sektörlerinden bahseder misiniz?

AEMOT alçak gerilim trifaze motor üretimiyle sektöre hizmet sunmaktadır. Yakın bir zamanda yeni ürünlerimizle çeşitliliğimizi artıracağız. Elektrik motorunu ben sanayinin kalbi olarak nitelendiriyorum. Sanayinin her alanında elektrik motoru vardır. Ağırlıklı olarak pompa, kompresör, kırma eleme, presler, redüktörler vs. En büyük özelliğimiz müşteri odaklı ve sektör odaklı çalışmamız. Kompresor üreticisinin ne istediğini biliriz. Bir pompa müşterisinin nelere ihtiyaç duyduğunu çok iyi biliriz. Ürün gruplarımızı tasarlarken de konuları sektör bazında değerlendirdik; örneğin kırma eleme sektörü için ayakların sökülüp takılabilir olması gerekliliği gibi.

Yakın zamanda pazara sunduğunuz ya da sunacağınız yeni bir ürün bulunuyor mu? Varsa bu ürün hakkında değerlendirme yapar mısınız? Şayet ürün pazara çıktıysa ne zaman çıktı, özellikleri neler, satışlarınıza sağladığı katkı nedir?

AEMOT Electric Motors olarak bütün ürün gamımızı yeniledik. A’dan Z’ye enjeksiyon kalıpları ve laminasyon kalıplarını değiştirdik. 63 grubundan 315 grubuna kadar tüm dizaynlarımız değişti. İki yıl gibi bir sürede bunu yapabilmek gerçekten özveri isteyen bir süreçti. Şu anda iki grubumuz hariç kalan tüm gruplarımızı yepyeni bir gövde yapısıyla pazara sunduk. IE3 ve IE4 yüksek enerji verimli motorları yeni tasarımlarımızla kullanıcılara sunabiliyoruz. 132 gövde 5.5 kw motordan başlayarak IE4 verimli motorumuzu asenkron olarak pazara sunduk. Ayrıca 180 frame gövdemiz artık alüminyum gövde seçeneğiyle pazarda yerini aldı. Ara güçte olan 9 kw,13 kw ve 26 kw olan ürünlerimizi pazara sunduk. Kırma eleme sektörü için yeni bir seri çıkardık ve pazara sunduk. Kule vinç sektörü için çok raklı bir seri çıkardık ve satışlarımız devam ediyor. Yakın bir tarihte 355 gövdemiz de pazardaki yerini alacak. Ayrıca 400 kw’lık ürünleri, 355 gövde sınırları içerisinde müşterilerimize sunabileceğiz. Yukarıda bahsettiğim bu konular tamamen yerli ve yüksek teknolojiyle üretilmiş ve özverili bir çalışma sonucunda ortaya çıkmıştır.

Ürünlerinizin kullanıcıları için özel tavsiyeleriniz var mıdır? Ürün seçimi konusunda nelere dikkat etmeleri gerekiyor?

Elektrik motoru yeni bir ürün olmadığı için birçok müşterimiz tarafından aşina olunan bir komponent. Ama tabii ki bazı noktalara dikkat edilmesi gerekiyor. Bunların başında doğru güç seçimi geliyor. Sanayicimiz yaptıkları makinelerde garanti olması açısından motorları genelde yüksek güçte seçerler. Bu da gereksiz yere bir enerji sarfiyatına ve satın alma maliyetinin yükselmesine yol açar. Türkiye’deki elektrik sarfiyatının yaklaşık yüzde 36’sı elektrik motorları tarafından yapılmaktadır. Bu konuyu dikkate aldığımızda gereksiz yere güç kullanımından kaçınmalıyız. Bir diğer konuysa elektrik motorunun hangi uygulamada kullanılacağının satıcı ya da üretici tarafından bilinmesi ve ona uygun ürün verilmesidir. Örneğin pompa uygulamasında çalışacak ise motor dik konumlandırılacağından üretim sırasında milin öne doğru hareketinin engellenmesi için sabitleme yapılması gerekmektedir. Özellikle yurt dışı projelerinde kullanılacak gerilimin iyi bilinmesi gereklidir. Bunun gibi bir çok örnek sıralanabilir. Üretici olarak bizlerin sorumluluğunun herkesten fazla olduğunu düşünüyorum. Ürünleri üretmek yolun yarısı; diğer yarısı ise verdiğiniz hizmet.

Yurt içi ve yurt dışı pazarlarıyla ilgili, önümüzdeki dönem nasıl bir pazarlama stratejisi izleyeceksiniz?

AEMOT olarak yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da çok güçlü olmak zorundayız. Başka bir alternatif yok. Biz 2015 yılında bu yatırıma başlarken dünya, rakipler bu konuda ne yapıyor diye başta Amerika, Tayvan, Çin, İtalya ve Almanya’dakiler olmak üzere global motor üreticilerini ziyaret ettik. Ve yatırımımızı bu gezilerden çıkardığımız analizlere göre yaptık. Öncelikle global markaları markaja aldık. Bu global firmaların bazı alanlardaki açığını biz kapatabiliriz dedik ve yatırımlarımızı tamamladık. Buradan ismini veremeyeceğim iki büyük global motor üreticisine 2017 yılında üretim yapmaya başladık ve 2018’de bu sayı 5’e çıkacak. Aynı zamanda yurt dışındaki partnerlerimizi seçerken, ne kadar ciro yaparsın stratejisi izlemiyoruz. İlk önce pazarın analizini yapabilen, bölgenin ihtiyacını iyi bilen ve fiyat konusunu stratejisinin bel kemiği yapmayan partnerlerle çalışıyoruz. Biz güçlü olduğumuz noktaları biliyoruz, bu konuların üzerine gitmeye çalışıyoruz. Örneğin özel motorlar konusunda tecrübemiz çok iyi, enerji verim sınıfı IE4 olan motorlar üretiyoruz, partnerlerimiz bunun gibi verilerle müşterinin karşısına çıktığında ve müşterinin neye ihtiyacı olduğunu bilip ona göre uygun ürün sunabildiğinde bu zamana kadar başarılı oldu ve olmaya devam edecek. Yakın tarihte de iki farklı yurt dışı lokasyonunda montaj hattımız devreye girecek.

Kurucuları arasında yer aldığınız Elektrik Motorları Sanayicileri Derneği’ni (EMOSAD) hangi amaçla kurdunuz? Bize EMOSAD hakkında kısaca bilgi vererek Türkiye sanayisine sağlayacağınız katkılardan bahseder misiniz?

EMOSAD’ı 2016 yılında Türkiye’nin önde gelen motor üreticileriyle beraber kurduk. Yukarıda bahsettiğim gibi Türkiye’deki elektrik enerjisinin tüketiminin büyük çoğunluğu elektrik motorları tarafından yapılmaktadır. Hal böyle olunca konumuz enerji verimliliği ve Türkiye’deki yaklaşık 15 milyon adet verimsiz motorun verimli motorlarla değiştirilmesi. Bu proje aslında yeni değil. Daha önceden firma bazında kurumlara gidiyorduk ve resmi olarak bir etkimiz olmuyordu. Sonuçta bu kurumların karşısına çıkarken bir güç birliği olması gerekiyordu. Biz de bu güç birliğini kurduk. Toplantılarımız gündem konularına göre 2 ayda bir de oluyor 3 ayda bir de oluyor. Üst düzey yöneticiler olarak katılım sağlanıyor. Devlet kurumlarıyla ilişkilerimizi belirli çerçevede, amaca uygun bir şekilde, dernek bazında sürdürüyoruz. Önümüzdeki en önemli konu verimsiz motorların verimli motorlarla değiştirilmesi demiştim. Bu konuda biz üreticiler olarak ne yapıyoruz ya da ne yapmamız gerekiyor ya da hangi birimleri aktif etmemiz gerekiyor, yurt dışında bu tür projelerde nasıl bir yol izlenmiş, ülke olarak eksik kaldığımız konularımızı nasıl tamamlarız gibi konular gündem maddelerimiz. Şunu içtenlikle söyleyebilirim ki biz üreticileriler olarak yatırım konusunda en iyilerini yapıyoruz. Bu yatırımları dünyanın birçok yerinde göremeyebilirsiniz. Türkiye ileride elektrik motor üretim merkezi haline gelecek. EMOSAD olarak da Türk üreticilerinin bayrağını yurt dışında dalgalandırmak için çalışacağız.

Ülkemizde kullanılan elektrik enerjisinin yüzde 35’ini elektrik motorları tüketiyor. Elektrik motorlarında sağlanacak enerji verimliliği, ülkemizdeki enerji verimliliği çalışmaları için önemli bir adım olacaktır. AEMOT Motor, enerji verimliliği konusunda neler yapıyor?

IE4 motorları imal edebilmek için her şeyi yeniden tasarladık ve değiştirdik. Fabrikamızdaki her çalışanımızda -aşçımız da dahil- verimli motor bilinci vardır. Üretim yaparken sadece yönetici kademesinin değil direkt olarak ürüne hayat veren arkadaşlarımız da bu bilinçle işini yapmaktadır. Ayrıca Avrupa’daki teknoloji bakımından en büyük test laboratuvarlarından birini 1.2 milyon euroluk yatırımla kurduk. Şu anda 450 kw güce kadar test yapabiliyoruz. Bu sistem aynı zamanda motor verimini, sistem verimini ve sadece invertor verimini bizlere sunuyor. Artık motor veriminin yanında invertor verimini de konuşuyoruz. Bir gün Avrupa’nın en büyük üreticilerinden birinin CEO’su fabrikamızı ziyarete geldiğinde ilk olarak laboratuvarımızı görmek istedi. Gördüğünde ise sadece şu cümleyi söyledi: Ancak ölçebildiğin şeyden emin olabilirsin. Biz AEMOT olarak bunu yapıyoruz ve ürünlerimizden de eminiz. Yine AEMOT bünyesinde kurduğumuz enerji birimiyle tesislerde etüt yapıyoruz. Bu etütleri yaparken sadece enerji analizörü cihazından faydalanmıyoruz. Emin olmadığımız ölçümlerde motorlarımızı laboratuvarlarımıza alıp tekrar testlerden geçiriyoruz. AMT adını verdiğimiz cihazımızla motorların tesise arızalarından dolayı ne kadar enerji kaybı yaşattığını ölçebiliyoruz. Aynı zamanda oluşabilecek arızaları önceden tespit edip fabrikaların bu arızalar yüzünden uzun süre durmasını engelliyoruz. Makinelerin duruş ve kalkışlarından dolayı ülke ekonomisi her yıl milyarlarca lira kayıp yaşıyor. Amacımız bu hizmetlerle bu oranları mümkün olduğunca azaltmak. Toparlayacak olursak, ülkemize yaklaşık olarak yılda 1.5 milyon adet motor girmekte. AEMOT Motor olarak ürettiğimiz yüksek enerji verimli motorlarla enerji sarfiyatlarını direkt olarak azaltmaktayız. Tesislere, fabrikalara mühendislik hizmetleri vererek enerji verimliliğine katkıda bulunuyoruz.

2017 yılında alanınızda hedefinize ne kadarlık ulaştınız? Gelecek dönem için hedefleriniz nelerdir?

2017 yılı bizler için bir hayli zorlu ve aynı zamanda keyif verici bir yıl oldu. Bir yandan yatırımlar devam ederken bir yandan da yeni pazar arayışlarımız devam etti. Birçok farklı projeye de imza attık. Yeni partnerlerimiz ile 2017 yılını bitirirken 2018 için de anlaşmalarımızı tamamladık. AEMOT Motor olarak yüzde 66’lık bir büyüme kaydettik bir önceki yıla göre. Yüzde 30 ihracat ile bu seneyi kapatıyoruz. 2018’deki ihracat rakamımız yaptığımız anlaşmalar ile yüzde 50’yi bulacak. Aynı zamanda yeni bir yatırım kararı aldık. 2019 yılının ilk çeyreğine kadar bu yatırımı tamamlayacağız. AEMOT Motor alçak gerilim motorların yanında farklı ürün gruplarını bu süre zarfında üretmeye başlayacak.

Türkiye’yi sanayi üretimi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle çok kısa bir süre öncesine kadar dünyanın ekonomik tanımlaması BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) olarak yapılıyordu. Bu ülkelerin dini, dili, ırkı, kültürü farklı olsa da benzer özellikleri de vardı; kalabalık nüfüs, yabancı yatırım için cazip teşvikler… Çin, 2001 yılında dünyanın altıncı büyük ekonomisiyken Brezilya, Rusya ve Hindistan ilk 10’da bile değildi. Bu tarihten itibaren 10 yıllık periyoda baktığımızda hepsi büyüdü. Peki şimdi durum ne diye baktığımızda Çin vites düşürdü. Sanayi üretimi stabil seyrederken yıllık büyümesinin büyük kısmı inşaat sektöründen gelmekte. 30 yıl önce Çin hükümeti ikinci çocuğu yasakladı, bugünlerde çalışacak genç nüfus bulamadıklarından maaşlar eskiye oranla bir hayli arttı. Avrupa pazarı dikkate alındığında lokasyondan ötürü büyük bir dezavantaj var. Ürünler minimum bir buçuk ayda geliyor ve alıcıya ekstra finans maliyeti geliyor. Türkiye’yi ben Çin’in 20 yıl önceki hali gibi nitelendiriyorum. Özellikle Avrupalı firmalar şu an Türkiye’ye bir yönelim içerisinde. Öncelikle lokasyondan ötürü bir avantajımız var. İkincisi Türk ürün kalitesi birçok kişide artık olması gereken konumda. Anadolu, yatırımlar için cazip bir noktada. Yapılan yatırımlar hem teknolojik hem de kapasite bakımından üst seviyede. Ülkemizde yatırımcının her şeyi bulabilme olanağı var. Bizim ülke olarak yapmamız gerekenler öncelikle kaliteli insan gücü yetiştirmektir. Her şeyin başı insan kaynağı. Yaptığımız ürünlerin katma değerli olması gerekiyor ki kâr marjlarımız iyi olsun, yeni yatırımlar yapabilelim. Bunun da olması için öncelikle üniversitelere çok iş düşüyor. Sanayi ve üniversite iş birliğinin şu anki konumundan çok ileride olması gerekiyor ki bu büyümelerin sürekli olması lazım. Yukarıda da bahsettiğim gibi Türkiye elektrik motoru üretim merkezi haline gelecek. Önemli olan o konumda kalabilmesi için, sürekliliğin sağlanması için şimdiden adımların atılması. Ülkemizin petrolü yok; doğal gazı da. Bizim Türk insanı olarak elimizde çalışkan iş gücümüz, azmimiz ve girişken sanayicilerimiz var. Bu bileşenleri en verimli şekillerde kullanarak ülkemizi şu anki konumundan çok farklı yerlerde göreceğiz.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler