Connect with us

Bilgi Kaynakları

Endüstri 4.0 yolculuğu

Yayın Tarihi:

Muharrem Gezer

TROVARIT Türkiye

Endüstri 4.0 yaklaşımı, gelecekte, endüstriyel operasyon ve çalışmaların üzerinde üretim ve lojistik gibi süreçlerin etkisinin ne kadar önemli olacağını bize göstermekte. Fiziksel üretim dünyası ile dijital planlama dünyası arasındaki etkileşim, tüm operasyonlarda otomatik kontrolü ve şeffaflığı beraberinde getirecek. Malzeme ve makine arasındaki iletişim, mamul ürüne giden en uygun yolu bağımsız bir şekilde bulacak. Amaç daha verimli bir çalışma ve üretim. Üretimde planlanan ve gerçekleşen değerler anlık olarak takip edilerek, olası sapmalarda hızlı tepki ve düzeltmeler otomatik olarak yapılabilecek. Bunun yanında, kaynak kapasitelerindeki eksiklikler, ikame malzemeler, duruşlar, verimlilik parametre ayarları dikkate alınacak. Aynı zamanda, olası kalite problemlerinin önceden belirlenmesinde kontrol mekanizmaları oluşturulacak.

Uygulama sorunları

ERP (Enterprise Resource Planning-Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, kurumsal yönetim seviyesinde, planlama ve kontrol merkezi olarak yerini korumaktadır. Ancak, çoğunlukla MRP II (Material Requirements Planning-Malzeme İhtiyaç Planlama) mantığı ön plana çıkarılmıştır. Bu ardışık planlama kavramı, sabit işlem süresini ve sonsuz kapasite kullanımını dikkate alır. Planın yürütülebilmesi, ikinci bir kontrol sonrasında gerçekleşir. Ancak bu plan fiili durumdan yine de farklılık gösterir. Fiili durumum planlamaya etkisinin anlık olarak takip edilmesi hatta yeniden planlama, mevcut ERP sistemlerinin çalışma yapısı içerisinde oldukça karmaşık bir şekilde sunulur.

MRP II’de olan bu kısıt, İleri Planlama ve Çizelgeleme (APS-Advanced Planning & Scheduling) çözümlerinin kullanılmasıyla aşılabilir. APS, ilgili planlama parametrelerini (kapasite, malzeme yeterlilik gibi) ve gerçek planlama için sezgisel (heuristic) optimizasyon metodu gibi akıllı algoritmaları kullanır. APS mantığı üzerinde ERP sistemlerinin dönüşümü, mevcut data modeli ve altyapısı dikkate alındığında, kısa vadede Endüstri 4.0 ile gelen ihtiyaçları karşılaması açısında pek mümkün görünmemekte. MES (Manufacturing Execution System-Üretim Yönetim Sistemi) ve MOS (Manufacturing Operations Management-Üretim Operasyonları Yönetimi) çözümlerinin ERP/PPS (ERP Production Planning & Scheduling) çözümlerine oranla bu alanda ihtiyaçlara daha fazla cevap verdiği Trovarit tarafından gerçekleştirilen araştırma sonuçları ile ortaya çıkıyor. (Görsel 1)

ERP/PPS ve MES sistemlerinin kullanım oranları ve karşılaştırılması

Görsel 1’de yer alan kalite ve bakım süreçlerinin de ERP fonksiyonları içerisinde yeterince yürütülemediği görülmektedir. Bunun için MES ya da tamamlayıcı çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır.

Endüstri 4.0’ın olmazsa olmazı MES mi?

MES çözümleri, Endüstri 4.0 stratejisinin uygulanmasını iki yönlü destekler: Yatay ve dikey entegrasyon.

Yatay entegrasyon: Üretim süreci içerisinde yer alan tüm verilerin anlık ve ilişkisel oluşturulmasıdır. MES, kapsamlı ve çok boyutlu veri toplanmasında önemli bir rol oynar.

Dikey entegrasyon: Şirketin tüm tedarik zinciri içerisinde yer alan veri ile etkileşimin sağlanmasıdır. Bu ancak şirket bünyesinde tüm süreçlerin işletilmesinde kullanılan bir iş yazılım çözümü (ERP ve tamamlayıcı) ile mümkündür. 

MES çözümlerinin uygulanmasında farklı senaryolar

Şirketler, Endüstri 4.0 gereksinimlerini karşılamak ve APS ile daha hızlı ve gerçek planlama yapmak amacıyla MES sistemlerini kullanmak istediklerinde karşımıza farklı senaryolar çıkmaktadır.

ERP ve MES sistemlerinin kullanımında alternatif modeller

Bu senaryolar yatay entegrasyon için geçerlidir. Dikey entagrasyonda IoT teknolojilerinin kullanımı altyapı olarak zorunlu hale gelmektedir.

İlk senaryoda, bağımsız MES çözümü, kurumsal yönetim seviyesindeki ERP çözümü ile süreç kontrol arasındaki bağlantıyı oluşturur. Bu durumda MES, üretim planlama ve kontrolüne odaklanmaktadır. İkinci senaryoda ise, APS mantığı ile üretim planlama ve kontrol ERP sistemi içerisinde yürütülmektedir. Bağımsız bir MES çözümü olmayan bu modelde, MES fonksiyonlar ERP sisteminin kabiliyetine paralel entegre bir şekilde çalışmaktadır. Üçüncü senaryoda ise, tüm üretim süreci MES fonksiyonları ile yürütülmektedir. ERP sistemlerinin uygulama alanı sipariş işleme ve finans fonksiyonları ile sınırlıdır.

Hangi senaryonun uygulanacağı, işletmelerin üretim yapısı, BT yapılanması ve ERP kullanım stratejisine bağlıdır. MES yatırım kararında öne çıkan soru, mevcut ERP sisteminin gelecekte kullanılması ile ilgilidir. Bu durumda MES kararında entegrasyon özellikleri ön plana çıkmaktadır. Entegre MES fonksiyonları içeren çözümler pazarda bulunmakla beraber, ihtiyaçlara cevap verme konusunda soru işaretleri mevcuttur. (Senaryo 2) Üreticilerin çoğu bu eksikliklerini iş ortağı çözümleri ile giderme yoluna gitmektedir. Bu durumda karşımıza çıkacak sorun ise, entegrasyon yeteneği, destek ve güncellemelerdir. 

API kurtarıcı olma yolunda

Endüstri 4.0’la birlikte gelen üretim alanındaki tüm kaynaklardan (makine, insan gibi) veri toplanması kullanılan iş yazılım çözümü içerisinde ayrı bir lisanslama ihtiyacı dolayısıyla maliyeti, ek olarak mobil kullanım ihtiyacı (bakım, stok hareketleri gibi) çoğu zaman endüstriyel terminallerin kullanım zorunluluğunu ve diğer cihazların (akıllı telefon, tablet gibi) kullanım kısıtlarını da beraberinde getiriyor.

Web tabanlı uygulama program arayüzleri (APIs), MES uygulamalarından bağımsız ya da aracı bir rol oynayarak, ERP, MES/MOS ve Endüstriyel Nesnelerin Interneti (IIoT) entegrasyonunda yukarıda belirttiğimiz kısıtların aşılmasında kurtarıcı konumuna geliyor.

Son 15 yıl içerisinde üretim verilerinin toplanmasında SCADA (Supervisory Control and Data Acquisition-Veri Kontrol ve İzleme) çözümleri varlığını hissettirmekte ve tercih edilmektedir. Ancak operasyonel verinin sadece toplanması değil işlenmesi ve değerlendirilmesi hedefi ile SCADA üreticileri yeni MES/MOS üreticilerine dönüşüyor ya da pazarın önde giden ERP çözümleri ile bir iş ortaklığı ile yeni ürünleri sunuyor.

Endüstri 4.0’a geçişte önemli bir adım olan operasyonel dijital veri, karmaşık yapısıyla şirketlerde strateji oluşturmada ve planlamada kritik önemde yer alıyor. Trovarit’in üniversite ve enstitü desteği ile oluşturduğu “Endüstri 4.0 Navigatör”, tam bu noktada, mevcut IT altyapı, süreç analizi, veri kalitesi ve Endüstri 4.0 olgunluk seviyesi boyutlarında şirketleri analiz ediyor ve kısa, orta ve uzun vadedeki eylemleri planlıyor.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Bilgi Kaynakları

ENIPE 2018, 11 Ocak’ta başlıyor

Yayın Tarihi:

“Binalarda Enerji Verimliliği ve İnovasyon” temasıyla gerçekleştirilecek olan ENIPE Enerji Verimli Sanayi ve Ürünler Fuarı ve Zirvesi, 11-14 Ocak tarihleri arasında kapılarını açıyor. Enerji kullanımında ilk sırada yer alan sanayiye ve ikinci sıradaki binalara yönelik enerji verimliliği çözümleri ve ürünler fuarda profesyonellerle ve son tüketiciyle buluşacak.

Dünyanın en önemli gündem maddesi olan enerji verimliliği konusunda farkındalık yaratmak amacı taşıyan, sanayiye ve son tüketiciye yönelik en teknolojik sistemlerin, en yeni ürünlerin sunulacağı ENIPE Enerji Verimli Sanayi ve Ürünler Fuarı ve Zirvesi’nin basın tanıtım toplantısı Dedeman Otel’de gerçekleştirildi.

İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) AŞ Genel Müdürü Rüştü Argıt, İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) İstanbul Şube Başkanı Rasim Mazlum, İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Nurhan Kaya, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Zeki Güvercin, Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Vekili Murat Oral, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti Şube Müdürü Vekili Tuğba İçmeli ve ENVER Genel Sekreteri Yeşim Beyla toplantıda konuşmacı olarak yer aldı.

Enerjinin günümüzün en önemli ve en kritik başlıklarından biri olduğunu söyleyen İDTM AŞ Genel Müdürü Rüştü Argıt, enerji verimliliğinin enerji üretimi kadar önemli bir konu olduğuna dikkat çekti.

“Enerji Verimliliği Alternatif Bir Enerji Kaynağı”

Toplantının moderatörlüğünü yapan İTO Meclis Üyesi, Enerji Verimliliği Derneği İstanbul Şube Başkanı Rasim Mazlum, enerji verimliliğinin alternatif bir enerji kaynağı olduğunu, yapılan hesaplamalara göre verimlilik sağlanırsa elde edilen tasarrufun değerinin, enerji kaynaklarımızdan üretebileceğimiz enerjiden daha fazla olduğunu belirtti.

“Bizler dernek olarak; ülkemizi kuzeyden güneye, doğudan batıya dolaşarak enerji verimliliği konusunda toplum bilincini yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” diyen Mazlum, Enerji Takımı adı altında gerçekleştirilen projelerle evde, okulda, yolda, sanayide her alanda enerji verimliliğinin önemini anlattıklarını, 2023 yılına kadar 150 milyar lira kaynak oluşturmayı hedeflediklerine anlattı.

“Enerji Verimliliği, Düşük Karbonlu Ekonominin Kalbidir”

Enerji Verimli Sanayi ve Ürünler Fuarı ve Zirvesi’nin en ucuz enerji kaynağının enerji verimliliği olduğu algısını bir kez daha ortaya koyması ve enerji verimli ürünlerin imalatını teşvik etmesi açısından önemli olduğunu belirten İSO Yönetim Kurulu Üyesi Nurhan Kaya “Bu açıdan etkinliğin paydaşı olmayı çok önemsiyoruz” dedi.

İş Adamları Olarak Enerji Verimliliği Önemli Gündem Maddemiz

Enerji verimliliği konusunda iş adamı olarak bizlere önemli görevler düşüyor diyerek konuşmasına başlayan MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Zeki Güvercin ise, “İnşaat-yapı sektöründe de önemli ürün ve hizmetler bulunmaktadır. Türkiye’deki iş adamları olarak enerji verimliliği konusunda çok ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bu anlamda Çevre Bakanlığı ile zirvede imzalanacak protokol çok önemli bir adım” şeklinde konuştu. Şehirlerimizde enerji verimliliğinin hepimizin gündeminde olduğuna dikkat çeken Güvercin, “Avrupa’da pek çok uygulama hayata geçirildi. Dizel araçlar trafikten kaldırılıyor. Bizler de enerji verimliliği konusu uygulamalarının ardından giden değil, öncü olmalıyız” dedi.

Enerji Kullanımında Sanayi 1., Binalar 2. Sırada

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Vekili Murat Oral, enerji kullanımında sanayinin yüzde 37 ile ilk sırada olduğunu, yüzde 35 kullanım ile binaların 2. sırada olduğunu söyledi. Oran, ithal edilen enerjinin 15 milyar dolarının binalarda kullanıldığını ifade etti. Binalarda Enerji Kimlik Belgesi uygulamasına dikkat çeken Oral, yapılacak tüm binaların en az C sınıfı belgeye sahip olmak zorunda olduğunu ifade etti. Oral, 2000 yılından önce yapılan binaların önemli oranda enerji kullandığını, alınacak tasarruf önlemleriyle yaklaşık yüzde 40 enerji tasarrufu sağlanabileceğini anlattı.

Sera Gazı Artışında Sanayi Büyük Rol Oynuyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti Şube Müdürü Vekili Tuğba İçmeli, insanlık için ciddi bir tehdit oluşturan iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle mücadelede geç kalınması halinde gerekli tedbirlerin maliyetinin de artacağına dikkat çekti. Türkiye’nin bu konuda 2030 yılı yol haritasını belirlediğini ifade eden İçmeli “Ulusal katkı niyeti olarak anılan bu plan Birleşmiş Milletler İklim Sekreterliğine sunulmuştur. Bu plan ile Türkiye, sera gazı emisyonlarını 2030 yılında referans senaryoya göre %21 oranına kadar artıştan azaltmayı hedeflemektedir” dedi.

Yaz saat uygulamasına yönelik bir soruyu yanıtlayan İçmeli, “Uygulamaya genelde bireysel olarak bakıyoruz ama bu konuya sadece bireysel olarak değil, sanayici tarafından bakmamız gerek. Bir üniversite tarafından yapılan araştırmaya göre yaz saati uygulaması ile sanayide önemli oranlarda kâr elde edildi. Hatta yurt dışında yaptığımız toplantılarda Avrupa Birliği’ndeki ülkelerin bu sisteme geçmeye hazırlandığını gördüğümüzü söyleyebiliriz” dedi.

15 Milyon Konutta Isı Yalıtımı Yapılmalı

Binaların tükettiği enerjinin, toplam tüketilen enerjinin %40’ına yaklaştığına dikkat çeken İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen, binalarda enerji verimliliğinin odak noktasının ısı yalıtımı olduğunu ifade etti. Şen, Enerji Bakanlığı’nın açıklamalarına göre Türkiye’nin son on yıl içinde ortalama 44 milyar dolarlık enerji ithalatı yaptığını, enerji bakımından dışa bağımlılığımızın yüzde 75’lere dayandığını söyledi.

ENVER Genel Sekreteri Yeşim Beyla, Türkiye’nin 17 sanayicisinin oluşturduğu ve başkanlığını İbrahim Çağlar’ın yaptığı ENVER ile kadın, çocuk ve sanayicilere yönelik enerji verimliliği projeleri geliştirdiklerini ve uyguladıklarını söyledi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile de binalara yönelik bir proje geliştirdiklerini ifade eden Beyla, ENVER’in binalara yönelik yeni projesini Ocak ayında paylaşacaklarını belirtti.

Zirvenin Her Günü Ayrı Bir Konu Ele Alınacak

11- 14 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek ENIPE Enerji Verimli Sanayi ve Ürünler Fuarı kapsamında “Binalarda Enerji Verimliliği ve İnovasyon” konulu uluslararası bir de zirve gerçekleştirilecek. İGDAŞ, İETT, İstanbul Enerji AŞ ve TURKCELL sponsorluğunda gerçekleştirilecek ENIPE’de düzenlenecek zirve 3 gün boyunca farklı konu başlıklarında devam edecek. ENIPE 2018, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM), İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Sanayi Odası (İSO) iş birliği ve Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (MÜSİAD) desteğiyle gerçekleştirilecek.

Devamını Oku

Bilgi Kaynakları

Yeni dönemde zarar etmemeleri için sanayicilere 5 tavsiye

Yayın Tarihi:

EPDK, 1 Nisan 2018’den itibaren artık sanayi tarifesi açıklanmayacağını ve tavan fiyatın kalkacağını duyurdu. Sanayicilerin serbest tedarikçilerle çalışmasını gerektirecek bu yeni dönemde, en iyi fiyatla anlaşma yapmak ve riskleri yönetmek büyük önem taşıyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), 1 Nisan 2018’de uygulamaya girmesi öngörülen Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ Taslağı’nı paylaştı. Bu yeni düzenlemeyle sanayi tarifesi ve tavan fiyat uygulaması ortadan kalkıyor. Yüksek tüketimli ve düşük tüketimli tüketici gruplarının oluşturulacağı bu yeni tebliğle birlikte sanayiciler serbest piyasada oluşan birim fiyatlar üzerinden pazarlık yaparak elektrik satın alacak.

Sanayici “elektrik çarpmasına” karşı önlemini almalı

“Yeni düzenlemeyle birlikte sanayicileri çok sıkı bir pazarlık dönemi bekliyor” diyen Enexion Enerji Danışmanlık Genel Müdürü ve Enerji Uzmanı Ceren Özdal sözlerine şöyle devam etti: “Elektrik, sanayicinin maliyetleri arasındaki en önemli kalemi oluşturuyor. Bu nedenle yeni düzenlemenin devreye girmesiyle birlikte en uygun tedarikçiyle çalışmak ve sözleşme süresinin ve şartlarının en uygun şekilde planlanması büyük önem taşıyor. Aksi takdirde sanayiciler büyük zarara uğrayabilir.”

Özdal, yeni dönemde sanayicilerin, büyük ticarethanelerin ve alışveriş merkezlerinin dahil olacağı “yüksek tüketimli tüketiciler” grubuna giren yani yıllık tüketimi 1 milyon kWh üzerinde olan tesislerin büyük bir çoğunluğunun serbest piyasadan alım yapma konusunda tecrübeli olduğunu belirtti. Bu yeni dönemde özellikle düşük tüketimli sanayi firmalarının adaptasyonunun çok hızlı olması gerektiğini belirten Özdal, aksi takdirde büyük zararlar kapıda bekleyebilir uyarısında bulundu.  

“Enerji tedarikinde yeni döneme alışmak için 5 tavsiye”

Enerji piyasasındaki bu yeni dönemde doğru stratejilerle enerji maliyetlerinin sürdürülebilir yöntemlerle azaltılabileceğini ve  kârlılığın da düzenli artırımının mümkün olabileceğini belirten Özdal,  sanayi firmalarının zarara uğramaması için 5 kritik tavsiyede bulundu:

  1. Enerji ihtiyacının doğru analizi, enerji piyasalarından en rekabetçi şekilde enerjinin tedarik edilmesi için büyük önem taşıyor. Bu nedenle bu sürece öncelikle doğru bir analizle başlanması gerekiyor.
  2. Piyasada birçok enerji tedarikçisi bulunuyor, güvenilir enerji tedarikçilerinin tercih edilmesi sanayicilerin risklerini düşürecek.
  3. Sürdürülebilir en uygun birim fiyatlarla anlaşma yapılmalı.
  4. Enerji tedarik sözleşmeleri uzman kişiler tarafından detaylı incelenmesi gereken sözleşmelerdir. İleride oluşabilecek ek maliyetlerin neler olduğunun belirlenerek bunların güvenli sözleşmeler ile güvence altına alınması riskleri yönetmek açısından son derece kritik bir konu.
  5. Sözleşmenin süresi iyi hesaplanarak belirlenmeli. Sözleşmenin süresi hesaplanırken birim fiyatın gelecek öngörüsünün de hesaba katılması gerekiyor.
Devamını Oku
Advertisement

Trendler