Connect with us

Endüstri 4.0

NTN-SNR ve Lazareth işbirliği ile dünyada bir ilk: Elektrikli uçan motosiklet LMV 496

Published

on

NTN-SNR, Fransız motorlu araç üreticisi LAZARETH ile birlikte dünyanın ilk uçan elektrikli motosikleti olan LMV 496 modelinin tanıtımını gerçekleştirdi.

Bu yenilikçi proje, Fransa’nın Rhône-Alpes bölgesinde bulunan iki şirketin üçüncü ortak çalışması. Projenin hedefi, uçabilecek bir motosiklet tasarlamak ve üretmekti. Bu amaçla, tekerleklerin katlanacağı ve her bir tekerleğin ortasına yerleştirilmiş olan türbinlerin motosikletin havalanmasını sağlayacağı bir tasarım geliştirildi . NTN-SNR, süspansiyon kolunun dönmesine izin veren ve her bir tekerleğin ortasına dört motor yerleştirilmesine olanak tanıyan tekerlek montaj tasarımından kaynaklanan zorlukların üstesinden geldi.

Uçan motosikletin dünya prömiyeri 31 Ocak 2019’da, Annecy-le-Vieux’da LAZARETH’in 20. yılını kutlamak için düzenlenen partide gerçekleştirildi.

LMV 496: Benzersiz bir proje ve teknik zafer örneği

Motorlu araç üreticisi LAZARETH, 20. yıldönümü vesilesiyle, benzeri görülmemiş ve olağanüstü bir projeye imza atarak ilk uçan elektrikli motosiklet olan LMV 496’yı üretmeye karar verdi. Ludovic Lazareth büyük teknik zorlukları bulunan bu proje için doğal olarak NTN-SNR’ye başvurdu. Bu inovasyonu geliştirmek için, tekerleklerin ve rulmanların tüm tasarımının yeniden gözden geçirilmesi ve entegre bir çözüm ortaya konması gerekiyordu. Proje, ikiz olacak şekilde geliştirilmiş iki ön ve iki arka tekerleğe sahip, yatabilen bir elektrikli motosiklet olarak tasarlandı. Motosiklet hareket halindeyken, çok özel kinematik sayesinde tekerlekler katlanabiliyor ve her bir tekerleğin merkezinde bulunan dört türbinin ürettiği güç ile motosiklet havalanabiliyor.

Bu benzersiz model, 31 Ocak 2019 tarihinde Annecy-le-Vieux’deki Espace Rencontre’de düzenlenen yıldönümü kutlamalarında kamuoyuna tanıtıldı.

%100 NTN-SNR tarafından tasarlandı ve üretildi

NTN-SNR ekipleri bu projeye yoğun şekilde odaklandı ve büyük katkı sağladı. Üç aylık bir süre boyunca, bir uygulama mühendisi ve bir tasarımcı bu konu üzerinde çalıştı. Üretim aşaması daha sonra başladı. Aralık 2018’in başında, dört rulman da LAZARETH’e teslim edildi.

NTN-SNR ve LAZARETH’nin karşılaştığı zorluk, başlangıçta rulmanlar için tasarlanmış bir alan olan tekerleğin ortasına motor türbinlerini yerleştirmekti.  NTN-SNR İnovasyon Müdürü Vincent Pourroy Solari bu konuyu şöyle açıklıyor: “LAZARETH bize uçan motosikletin şasisi için ölçekli modeli ve 3D dosyaları verdi. Bu bilgiler ışığında, tekerlek göbeklerini, teker rulmanlarını, motor bağlantılarını, tekerlek bağlantılarını ve kol bağlantılarını, motosiklet havalanırken tekerleklerin katlanabileceği şekilde tasarladık. Asıl zorluk, dört türbinin itme gücünün motosikletin kalkmasını sağlayabilmesi için ağırlığın azaltılması ve türbin için tekerleğin ortasında bir alan bırakılmasıydı. ”

Tüm bunlara ek olarak, çalışma teker rulmanlarının ve mafsal yataklarının boyutlarını da kapsıyordu. Aynı zamanda dış etkiler (türbinin aşırı ısınması, yüzeyden kaynaklanan ve havada iken ortaya çıkan baskıların yönetimi, vb.) altında mekanik performansı garantilemek için tüm parçaların deformasyon ve kısıtlama kuvvetlerinin (sonlu elemanlar yöntemi (FEM) kullanılarak) hesaplanması gerekliydi. Son olarak, çözümü mümkün olduğu kadar hafif tutmak da çok önemliydi: Ağırlık tekerlek başına 2,2 kg’dan daha fazla olmamalıydı.

NTN-SNR ve LAZARETH, uzun soluklu bir ortaklık

Ludovic Lazareth, “İki şirket arasındaki işbirliği 2013 yılında, Too’in adı verilen 4 kW motorlu bir şehir içi taşıt projesiyle başladı. Her iki firma da bu tür inovatif projeler üzerinde çalışma konusunda çok istekli ”diyor.

Ortaklık 2015 yılında da devam etti. LAZARETH, meşhur üç tekerlekli spor bisikleti WAZUMA’nın elektrikli bir versiyonunu üretmeye karar verdi. NTN-SNR, bu projenin tekerlek motoru teknolojisini tedarik etti. E-Wazuma’nın ikiz arka tekerlekleri iki adet 30 kW’lık elektrikli tekerlek motoru ile donatıldı.

Vincent Pourroy-Solari “Ludovic Lazareth ile sembolik araçlarında çalışmak her zaman için zorlu bir görev. Ama bu aynı zamanda NTN-SNR için sınırların ötesinde düşünme konusunda bir fırsat. İnovasyonun anlamı da tam olarak bu zaten. ” diyor.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Endüstri 4.0

Farklı sektörlerin ortak çözümü: Premium frekans invertör serisi AxiaVert

Published

on

By

Yüksek esneklik ve üst düzey performans özelliklerine sahip Bonfiglioli AxiaVert Serisi; malzeme elleçleme, otomatik depolama, paketleme veya tekstil gibi birbirinden farklı sektörlerdeki çok çeşitli uygulamalar için mükemmel bir çözüm sunuyor. Daha akıllı bir yapıda tasarlanan AxiaVert serisi, modüler sistemi sayesinde entegre işlevsel güvenlik, isteğe bağlı enkoder değerlendirmesi ve endüstri 4.0 standartlarıyla uyumlu açık iletişim protokolleri sunuyor.

Sezgisel bir Grafik Kullanıcı Arayüzü (GUI) ile kolay işletmeye alma ve izleme imkanı veren AxiaVert, geniş bir uygulama yelpazesi için IIoT’ye hazır bir çözüm sunarken; yüksek kontrol performansı ve üst düzey işlevsel güvenlik sağlar.

Modülerlik

Modüler yapısından ötürü, sistem çeşitli uygulama gereksinimlerini karşılamak için donanım modülleri, varyantları ve aksesuarlar kullanılarak uyarlanabilir.

İşlevsel güvenlik

Her türlü güvenlik gereksinimine en uygun olacak şekilde seçilebilen farklı varyantlar biçiminde sunulan AxiaVert serisi, SIL 3 (EN 61508) ve PL (EN 13849-1) uyarınca entegre işlevsel güvenlik sağlarken, fiyat ile makinenin işlevlerini tam olarak karşılayan bir performans optimizasyonu kazandırır.

Bağlanabilirlik

Otomasyon ve endüstri 4.0 standartlarına uygun gelişmiş dijital ve açık iletişim protokolleri, çok çeşitli fieldbus protokolleri ile uyumluluk ve AxiaVert serisini OPC-UA protokolü ile genişletme fırsatı sayesinde, otomasyon ağlarıyla sorunsuz entegrasyona imkan verir.

AxiaVert serisinin önemli özellikleri

Gelişmiş iletişim: Otomasyon ve endüstri 4.0 standartlarıyla uyumlu esnek iletişim protokolleri

İşlevsel güvenlik: Çok çeşitli gelişmiş entegre işlevsel güvenlik yetenekleri.

Kontrol performansı: Enkoder geri bildirimi ile veya bu olmadan hız, konum ve tork kontrolünde yüksek doğruluk

Modülerlik: Çeşitli opsiyonel modüler, IEC 61131-3 PLC programlama

Kullanıcı deneyimi: PC ve mobil cihazlar için grafik kullanıcı arayüzü, kablolu ve kablosuz bağlanabilme özelliği (USB, Bluetotth), grafik tuş takımı.

Çok yönlülük: Yüksek değerli hareket ve kontrol özelliklerine sahip çeşitli motor tiplerinin kontrolü için destek.

IIoT: Entegre cihaz ve uygulama takibi.

Continue Reading

Endüstri 4.0

2021’de öne çıkan 10 yapay zekâ trendi

Published

on

By

Dünyada akıllı makineleri ve modelleri yapay zekâ ile entegre etmemiş bir endüstri bulmak artık çok zor. Tüm dünya üretkenliği artırmak ve daha yüksek müşteri katılımı sağlamak için yapay zekânın ve makine öğrenmesi algoritmalarının geniş işlevlerini benimsemeye başladı. İnsanlar teknoloji odaklı bu çağda hayatın hızlı ritmine ayak uydurabilmek için akıllı makineleri evlerinde bile kullanıyor artık. Gelecek yıllarda toplumun yaşam standartlarını zenginleştirebilmek için çok geniş bir yapay zekâ kapsamı ortaya çıktı. Bu yüzden yapay zekâ trendleri organizasyonlara ve halka yeni yapay zekâ inovasyonu için ön ayak olmakta.  Yakın gelecekte bizi neler bekliyor anlamak için 2021 yılındaki öne çıkan 10 yapay zekâ trendini gözden geçirelim.

Etik yapay zekâ

Google, Microsoft, Apple, Facebook ve diğer büyük şirketler etkili bir veri yönetimi için 4 önemli prensibi (adil, güvenilir, şeffaf ve açıklanabilir)  içeren bir etik çerçeveyi takip ederek etik yapay zekâ üzerine çalışıyor. Paydaşların kendi sistemlerine bir iç bakış sağladığı için 2021’deki en popüler trend şu anda bu.

Açıklanabilir yapay zekâ

Açıklanabilir yapay zekâ;  yapay zekâ modellerinin ve makine öğrenmesinin uygun ve anlamlı iş öngörüleri üretmek ve geleceği tahmin etmek için içte nasıl çalışmasına genel bir açıklama sağlayan etik yapay zekânın bir parçası. Birçok şirket tam bir açıklama ile paydaşlarına şeffaflık sağlamak zorunda. Ancak kıyasıya rekabetin olduğu bir piyasada şirketlerin tüm adımlarını ve süreçlerini kamuoyuna patent sebebiyle açıklamak istememeleri tartışma yaratıyor.

Tahmine dayalı analitik

Tahmine dayalı analitik, mevcut senaryolarda daha iyi bir tüketici davranışı için tüm işletmelerin müşteri eğilimlerini anlamasını sağlıyor. Uzun bir süreçte toplanan kişiselleştirilmiş verileri kullanarak hedef kitlelerin potansiyel cevaplarını tahmin etmek mümkün.

Duygusal yapay zekâ

2021’in en popüler yapay zekâ trendlerinden biri de duygusal yapay zekâ, çünkü bu teknoloji birden fazla insani duyguyu algılayabiliyor, öğrenebiliyor ve bunlarla etkileşimde bulunabiliyor. Duygusal yapay zekâ, ayrıca insan- robot iletişimini yeni bir seviyeye taşıyan etkili bilgi işlem olarak da biliniyor. Duygusal yapay zekâ müşteri davranışlarını sözlü ve sözlü olmayan sinyallerle anlayabiliyor.

Artırılmış ve sanal gerçeklikle yapay zekâ

Yapay zekâ, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi üç devasa teknolojinin kombinasyonu devasa fonksiyonlarıyla dünyada devrim yaratma potansiyeline sahip. Her müşterinin ihtiyaç ve isteklerini karşılamak için ürünlerin ve hizmetlerin ekstra kişiselleştirmesini sağlayan bu üçlü, çoktan müşteriler ve şirketler arasındaki ilişkiyi dönüştürmeye başladı.

Robotikte yapay zekâ

Robotik, dünyada mümkün olan her şekilde, kullanışlı fonksiyonlarıyla endüstrileri ele geçiriyor. Robotlar başarılı ameliyatlar yapma, dans sergileme, çalışanları zararlı çevrelerden koruma ve daha birçok aktiviteyi yapay zekâ ile sağlayabiliyor.

Siber güvenlikte yapay zekâ

Yapay zekâ var olan sistemlerin içinde olabilecek herhangi bir olağandışı aktiviteyi anında tespit edip çalışanları mümkün olan en kısa sürede uyarabilir. Ayrıca bilgisayar korsanları ve sahtekarlarının sisteme girişini de daha da zor kılıyor. Yapay zekâ akıllı kod analizi ve konfigürasyon analizi ile siber güvenliği zenginleştiriyor.

Bilgisayar görüsünde yapay zekâ

Yapay zekânın bilgisayar görüsüne entegre edilmesi var olan bilgisayar sistemlerini akıllı bilgisayarlara dönüştürdü. Nasıl mı? İnsan duruş ve hareketini analiz ederek; insanları- araçları veri toplayıp güvenlik güçleri için izleyerek; videoları analiz ederek; ihtiyaç dahilinde yüz tanımayı kullanarak; ve hastalıklar ya otonom araçlar için objeleri tanımlayarak.

IT’de yapay zekâ

Yapay zekâ IT’de gizli verileri olası tehditler ve veri ihlallerine karşı en üst düzeyde korumak, yazılım hatalarının üstesinden gelip yazılımcılara yardımcı olmak, sıkıcı ve tekrarlayan görevleri üstlenmek, karmaşık problemleri tahmin edip tanımlamak, hiçbir insan müdahalesi olmadan daha çok fayda sağlamak ve ürünler ile servislerin kalitesinden emin olmada en üst düzey güvenliği sağlamak gibi birçok yerde kullanılıyor.

IoT’ta yapay zekâ 

Yapay zekânın IoT’ye uygulanması akıllı cihazların veriyi analiz etmesi ve insan müdahalesi olmadan toplanan veriye bakarak etkili, akıllı kararlar vermesini sağlıyor. Ayrıca hedef kitlenin istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için performansı artırmak ve sistemleri optimize etmek için de kullanılıyor. (Kaynak: Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi-TRAI)

Continue Reading

Trendler

Güç Aktarım Sistemleri - Redüktörler, Rulmanlar, Motorlar, Sürücüler sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et