Elektrik motorları üretimiyle global çapta önemli markalardan biri haline dönüşen AEMOT, geliştirdiği yeni teknolojilerle Türk sanayisini güçlendirmeye devam ediyor. Elektrikli araç motoru üretiminde elde ettiği teknolojik altyapıyla pitch ve yaw motorları geliştirerek rüzgar enerjisi sektörünü güçlendiren firma, buradan elde ettiği know-how’la da kalıcı mıknatıslı motor üreterek Türkiye’nin bir ilkine daha imza atıyor. %95 seviyesinde verimi olan bu kalıcı mıknatıslı motorlar, enerji verimliliği açısından Türkiye’nin motor dönüşümünde önemli bir umut vadediyor. ‘Türkiye’yi motor ve generatörde Avrupa’nın üretim üssü yapma’ vizyonuyla hareket eden AEMOT, rüzgar endüstrisine sunduğu generatör üretimi, pitch ve yaw motorları üretimi, AEMOT Servis A.Ş. ile generatör yenileme hizmeti ve AEMOT Akademi ile nitelikli personel eğitimi çözümleriyle küresel ölçekte rüzgarın en büyük oyuncularından biri olmayı hedefliyor.
- Elektrik motorlarıyla ünlenen AEMOT, rüzgar enerjisine yönelik hem ürettiği ekipmanlar hem de sağladığı hizmetlerle çözüm sunuyor. AEMOT’un rüzgar enerjisine yönelik çalışmalarını tek bir başlıkta özetleyebilir misiniz?
- Pitch ve yaw motorlarındaki üretim örneğinizde de olduğu gibi, yerlileştirdiğiniz bu ürünlerdeki teknolojik gelişimi nasıl sağlıyorsunuz?
- Bu sektöre yönelik önemli bir ekipman üreticisi olarak son dönemde rüzgar enerjisindeki gündem maddeniz nedir?
- Rüzgar endüstrisinin gelişimini nasıl görüyorsunuz?
- Sektöre pek çok açıdan ürün ve hizmet sunan firma olarak rüzgardaki hedefleriniz neler?
- Türkiye-Azerbaycan Enerji Forumu ile beraber düzenlenen 14. TÜREK’teyiz. Kongreyle ilgili neler söylemek istersiniz?
- Eklemek istedikleriniz…
14. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nde röportaj gerçekleştirdiğimiz AEMOT Genel Müdürü Sami Akdoğan, bu alana yönelik faaliyetleri, üretimleri ve hedeflerini dergimizle paylaşıyor.
Elektrik motorlarıyla ünlenen AEMOT, rüzgar enerjisine yönelik hem ürettiği ekipmanlar hem de sağladığı hizmetlerle çözüm sunuyor. AEMOT’un rüzgar enerjisine yönelik çalışmalarını tek bir başlıkta özetleyebilir misiniz?
AEMOT aslında bir elektrik motor üreticisi ama 2020 yılında hem generatör hem de orta gerilim motor üretmeye başladık. Rüzgar enerjisi sektörüne 4 ana konuda çözüm sağlıyoruz. Bunlardan ilki generatör üretimi: Bugün ASELSAN’ın 4,7 MW’lık generatörünü ASELSAN’la birlikte AEMOT fabrikamızda ürettik. Şu anda da 6 MW’lık ve 7,2 MW’lık generatör üretimi üzerinde çalışıyoruz.
Bu alana yönelik ikinci üretim konumuz ise, rüzgar türbinlerinin kanatlarında kullanılan pitch ve yaw motorları. Bu konu bugün çok önemli çünkü Türk sanayisinde gerçekten ‘yerli ve milli’ ifadesinin tam karşılığını hayata geçirdik. Kalıcı mıknatıslı bu motorları seri üretim olarak imal edebilen dünyadaki nadir firmalardan biriyiz; çünkü verimimiz %96. Bu motorlarımızı şu an Nordex firmasına seri üretim olarak veriyoruz.
Bu alana sunduğumuz çözümler açısından 3. konu ise, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yaşlanan ve yaşlanmaya devam eden türbin generatörlerine yönelik bakım hizmeti. Firma olarak, AEMOT Servis A.Ş. adında bir servis bakım şirketi kurduk ve başta Nordex olmak üzere birçok firmanın generatörlerine yönelik bakım onarım yapıyoruz. Bu alandaki seri üretim altyapımızı bakım onarıma taşıdığımız için bu işlemi yenileme olarak nitelendirmemiz daha doğru olur.
Son olarak, geçtiğimiz yıl AEMOT Akademi’yi kurduk. Türkiye’deki motor ve generatör üzerine eğitimli personel ihtiyacını karşılamayı amaçlıyoruz. AEMOT Akademi ile birçok kurum ve kuruluşa hem teorik hem de pratik eğitimler verdik ve vermeye devam ediyoruz.

Pitch ve yaw motorlarındaki üretim örneğinizde de olduğu gibi, yerlileştirdiğiniz bu ürünlerdeki teknolojik gelişimi nasıl sağlıyorsunuz?
AEMOT olarak iki temel vizyonla yola çıktık: Yenilenebilir enerjiye motor ve generatör üretmek ve elektrikli araç motorunda Avrupa’nın üretim üssü olmak. 2018 yılında Türkiye’de elektrikli araç motoru üretmek için çok önemli bir projeye imza attık. Burada kazandığımız know-how’ı da çok kısa sürede pitch ve yaw motorlarının üretiminde kullandık.
Burada bir diğer önemli konuda şu, pitch ve yaw teknolojisi mıknatıslı bir motordan oluşuyor ve mıknatıslı motorların verimliliği oldukça yüksek. Bugün Türkiye sanayisinde yaklaşık 17 bin adet motor var. %95 seviyesinde verimi olan bu mıknatıslı motorlar, halihazırdaki teknolojik model olan induction motora göre motor dönüşümüne daha çok katkıda bulunacak.

Bu sektöre yönelik önemli bir ekipman üreticisi olarak son dönemde rüzgar enerjisindeki gündem maddeniz nedir?
AEMOT olarak rüzgarda olmamızın temel sebebini YEKA ve YEKDEM mekanizmaları oluşturuyor; çünkü bu mekanizmalar olmasaydı Avrupalı üreticiler bize gelmezdi. Şu anda da YEKA çok hızlı bir şekilde devam ediyor, önümüzdeki yıl da devam edecek ve bu bizim yatırım iştahımızı artırıyor. Diğer bir açıdan ise, bugün sanayi konuşuyoruz, üretimdeki önemli konulardan birini enerji maliyetleri oluşturuyor; yapay zekayı konuşuyoruz, bu elektrik tüketimini artırıyor, bu sebeple yenilenebilir enerji olmazsa olmaz… AEMOT olarak vizyonumuzu gerçekleştiriyoruz. Elektrik motorlarındaki verimlilikle tüketim tarafındayken, rüzgarla üreten tarafta yer alıyoruz. Bütün motivasyonumuz YEKA ve ileride elektrik sarfiyatlarından dolayı artmasını öngördüğümüz tüketimin yenilenebilir enerjiden karşılanması. AEMOT olarak bu alandaki en büyük oyunculardan biri olmayı istiyoruz.
Rüzgar endüstrisinin gelişimini nasıl görüyorsunuz?
Rüzgar sanayisi kule ve kanatta çok iyi gelişti; ancak kontrol sistemleri başta olmak üzere diğer komponentlerde iyi bir gelişim yok. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir raporda, RCA oranları karşılaştırıldı. RCA değerinde bir ülkenin herhangi bir ürün ihracatındaki performansı, toplam ihracatta dünya ile karşılaştırılıyor. Daha sonra 1’den büyük ve küçük olarak puanlandırılıyor ve 1’den büyükse ya da yakınsa iyi olarak değerlendiriliyor. Bu raporda Türkiye iyi konumda; kule ve kanat 1’in üzerinde, generatör 1’e yakın ama diğer sistemler 1’in altında yer alıyor. Bu araştırmalarla diğer komponentlerde daha çok yolumuzun olduğunu görüyoruz. Tabi bunlar tek bir bakış açısıyla değerlendirilebilecek konular değil; bugünkü kur politikaları, sanayi üretimindeki verimlilik, faiz oranları gibi zorlayıcı sebepler olmasaydı çok daha hızlı ilerlenebilirdi ama biz sanayiciyiz, bir ülkenin en büyük gelişimi sanayi ile meydana gelir ve biz yatırımdan vazgeçmeyeceğiz. Rüzgar sanayisinde yapılacak çok iş var, özellikle ölçek ekonomisi yaratmamız gerekiyor ve bunun için de çalışıyoruz.
Sektöre pek çok açıdan ürün ve hizmet sunan firma olarak rüzgardaki hedefleriniz neler?
Az öncede belirttiğim gibi önce ölçek ekonomisi yaratmamız gerekiyor. Buradaki en büyük rakibimiz de Çin; çünkü Çin artık ucuz işçilik değil, gerçekten teknoloji ve maliyet açısından en büyük rakip diyebilirim. Bizim hedefimiz motor ve generatörde Türkiye’yi Avrupa’nın üretim üssü yapmak. Bunun için de yatırım ve teknolojiden başka yolumuz yok. AEMOT olarak hedefimizi en net, ‘Türkiye’yi motor ve generatörde Avrupa’nın üretim üssü yapmak’ diye özetleyebilirim. AEMOT olarak rüzgar enerjisi özelinde bir diğer taraftan da servis ihracatı yapmaya çalışıyoruz.
Türkiye-Azerbaycan Enerji Forumu ile beraber düzenlenen 14. TÜREK’teyiz. Kongreyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Hem kamu hem de özel sektörün buluştuğu önemli bir kongre. Bugün zamandan dolayı Ankara ile konuşamadığımız konuları aktarma şansı buluyoruz. Sektöre yönelik bir kongre olmasından dolayı da oldukça mutluyum; çünkü oturumlarda sektördeki havayı koklayabiliyoruz. Türkiye olarak rüzgarda 35 GW hedefimiz var, bu kapsamda atılması gereken adımları hem kamudan hem de sektör liderlerinden dinlemiş oluyoruz.
Eklemek istedikleriniz…
Rüzgar Enerjisi Dergisi’ne özel bir not düşmek istiyorum. Bu alana gerekli önemi vererek çalıştığınızı düşünüyor ve sektöre özel içeriklerle rüzgar enerjisinin gelişimine önemli bir katkı sunduğunuzu söylemek istiyorum.
Bu ürün için size geri dönüş yapalım
Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.








