Connect with us

Genel

Bağlantı elemanları sektörünün yükselen yıldızı

Published

on

 

Değerli okurlarımız, bu sayımızda sizler için Kaleliler’in Pazarlama ve Dış Ticaret Müdürü Sn. Demet Mumcu ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Şimdi sizleri bu güzel sohbet ile baş başa bırakıyoruz.

 

Bizlere Kaleliler’den biraz bahseder misiniz?

Kaleliler 1995 Yılında Kazım Kaleli tarafından Ankara’da 5 kişilik bir kadro ile kuruldu.  Kurucumuz Sn. Kazım Kaleli, 33 yıl Baştaş Çimento Fabrikası’nda çalışmış, çimento sektörünün aranılan bir teknisyenidir. Emekli olduktan sonra Kaleliler Firması’nı kurmuş ve deneyimlerini çelik bağlantı elemanları sektöründe değerlendirmektedir.  Halen firmamızın Yönetim Kurulu Başkanı olarak işinin başındadır ve en büyük destekçisi olan Genel Müdürümüz Sn. Gürkan Kaleli ile birlikte firmamızın yönetimindedir.

Kaleliler, sektörde önceleri bağlantı elemanları ve hırdavat satışı ile başladı, daha sonra günümüzde bağlantı elemanları, saplama ve ankraj cıvataları ve yüksek dayanımlı çelik cıvata ve somun üretimi ile şu anda Türkiye’nin en önemli projelerine imza atmaktadır.  Bugün 70 kişilik bir ekiple çalışan firmamızda güncel kapasite aylık 500 ton civarına ulaşmıştır ve üretim alanı bu yıl Eylül ayına kadar taşınacağımız Ankara/Kazan‘daki yeni fabrikamızda toplam 9000 m2 kapalı, 5000 m2 açık alan toplam 14000 m2 olacak.

Firma hangi hedefler üzerine kuruldu? Öncelikleri nelerdir?

Firma, bağlantı elemanları ve hırdavat konusunda sektörde lider bir tedarikçi olmak, sürekli gelişim ve toplam kalite anlayışı ile ürün ve hizmette sektöründe lider ve güvenilir bir tedarikçi olmak,  ihracat yapmak ve istihdam yaratmak hedefleri ile kuruldu. Öncelikleri her zaman müşteri memnuniyeti, sürekli gelişim, sürdürülebilir bir kalite anlayışı, çevreye duyarlı ve temiz üretim ve personel memnuniyetidir.

Bizlere ürün ve hizmetleriniz ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Kaleliler, M 24 – M 72 çaplarda değişik kalite ve çelik sınıflarından olmak üzere yüksek dayanımlı çelik cıvatalar ve M 8 – M 220 arası çaplarda saplama ve gijonlar, M 20 – M 72 arası çelik somunlar üretmektedir.

Yüksek dayanımlı çelik cıvatalama takımları konusunda da (EN 14399 ve EN 15048) CE belgesine ve TSE ürün belgelerine de sahiptir.

Üretim gamının yanı sıra NORM CIVATA Ana Bayii olarak da geniş bir ürün yelpazesine ve tatmin edici bir stoka sahip olan firmamız, hızlı ve kaliteli çözümleriyle hemen her türlü bağlantı elemanı ihtiyacına yanıt verebilecek kapasitededir.

Üretim ve kalite kontrol işlemleri makine mühendislerinden oluşan bir ekip tarafından yönetilmektedir. Tüm kalite kontrol işlemleri kendi bünyemizdeki Kalite Kontrol Laboratuvarı’nda yapılmakta ve teslimatlarla birlikte EN 10204 Standardına uygun olarak 3.1 B sertifikaları da temin edilmektedir. Her geçen gün yeni ekipmanlara geliştirmeye devam ettiğimiz laboratuvarımızın yeni fabrikamıza taşınmamızla birlikte 2016 yılı içerisinde TS EN ISO EN 17025 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği akreditasyon süreci de tamamlanmış olacaktır.

KALİTE BELGELERİ

• TSE EN ISO 9001:2008

• TSE EN ISO 14001:2004

• EN 14399-1:2005 CE BELGESİ

• EN 15048-1:2007 CE BELGESİ

• YERLİ İMALAT BELGESİ

•14399 VE 15048 STANDARTLARINDA TSE MARKA BELGESİ

Hizmet vermekte olduğumuz başlıca sektörler ise aşağıdaki gibidir;

• Çelik Konstrüksiyon ve Endüstriyel Tesisler

• Enerji Santralleri (RES, HES, Termik Santraller )

• Prefabrik Yapılar

• İş Makineleri ve Ağır Sanayi Makine Üreticileri

• Havalimanları, Köprü, Liman, Gar vb. İnşaat Projeleri

• Petrokimya Tesisleri

• Basınçlı Kaplar, Vana ve Pompa Üreticileri

• Uzay Çatı Sistemleri

Bağlantı elemanları sektöründe dünyada neredeyiz? Sizce ne tür eksiklerimiz mevcut ve /

veya artılarımız neler?

Bağlantı elemanları sektörü Birleşmiş Milletler İstatistik Verilerine göre 2011 yılında bir önceki yıla göre 20% artış göstererek 23,5 Milyar Dolar değerine ulaşmıştır. Dünya Bağlantı elemanları ihracatında ilk sırayı Almanya almakta, bunu Çin ve Tayvan izlemektedir. Ülkemiz ise 25. Sırada yer almaktadır.  İhracat artışında ise ilk sırada 38% artış ile Çin gelmektedir. Türkiye’nin bağlantı elemanları ihracatındaki duruma bakıldığında ise 2011 yılında 27,7% artış göstererek 202 Milyon Dolar seviyesinde olduğu görülmektedir. Ürün bazında bakıldığında ise, 47 Milyon dolar ile birinci sırada “demir ve çelikten diğer başlı cıvatalar” yer aldığı ve onu 22 Milyon dolar ile “altı köşeli, başlı, demir veya çelikten, çekme direnci mm2 de 800N’dan fazla olanların izlediği görülmektedir. En fazla ihracat artışı bu grupta gözlenmiştir. Bu da tam olarak firmamızın üretim gamı olduğundan, önümüzdeki yıllarda bu grupta ülkemizin ihracatının daha da artması beklenmektedir. Firmamızın da gayreti, üretim kapasitesi ve kalitesinin sürekli geliştirilmesi ile birlikte bu pazardaki payını artırmaktır.

Ülkemizdeki en büyük eksiklik kalite bilincinin birçok firmada tam olarak yerleşmemiş olması, sürdürülebilir bir kalite anlayışının benimsenmemiş olmasıdır. Firmamız da bu yöndeki sıkıntıların farkında olduğundan, gerek makine ekipman yenilemesi gerekse sürekli eğitimlerle desteklenen personel kalitesinin yükseltilmesi konusunda sürekli gayret sarf etmekte ve yatırım yapmaktadır. Bununla birlikte,  iş gücü maliyetinin Avrupa ülkelerine oranla düşük olması, daha esnek çalışma şartlarının ve genç nüfusun fazla olması vb özelliklerimiz Çin’e göre daha kaliteli, Avrupa’ya hitap edebilecek kalitede ve Avrupalı üreticilere göre daha uygun fiyatlı ürün tedarik edebilmemiz ve konumumuz itibariyle çok daha hızlı ve güvenilir sevkiyat yapabiliyor olmamız avantajlarımız arasında sayılabilir.

2016 yılı sizler için nasıl geçiyor? Yakın dönemdeki ve uzun vadeli planlarınız nelerdir?

2016 Yılı firmamız açısından oldukça iyi başlamakla birlikte son zamanlardaki piyasadaki daralma tabi ki bizi de biraz etkiliyor. Firmaların özellikle finansman sıkıntısı yaşadığı bu dönemde bir de Fabrika yatırımı yapmış olmanın verdiği zorluklarımız olsa da büyük oranda tamamladığımız yatırımızın bize verim ve kapasite artışı olarak olumlu etkilerini göreceğimizi düşünüyoruz. Bu nedenle de 2016 yılını tüm zorluklara rağmen hedeflediğimiz gibi %35’lik bir artışla bitireceğimizden eminiz. İhracatımızda da %200 bir artış beklediğimizi belirtmeliyiz. Yakın dönemdeki hedeflerimiz; kurumsal yapımızı daha da güçlendirmek, yeni makine ekipman yatırımları ile üretim kapasitesini artırmak, daha fazla tanıtım faaliyetleri yapmak ve marka bilinirliğini artırmak.  Orta ve uzun  vadede ise, ulusal pazardaki payımızı en az %25 yapmak,  Avrupa’nın yanı sıra Amerika, Orta Doğu ve Afrika ülkelerine de ihracat yapmak diyebiliriz.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Kaleliler olarak hizmet verdiğimiz sektörler arasında petrokimya ve enerji tesisleri büyük önem taşımaktadır. Örnek verecek olursak, RES tesislerinden tedarikçi olarak çalıştığımız bazıları aşağıda görülebilir:

• Adana Osmaniye Bahçe RES 135 MW

• İzmir Bergama Düzova RES 51,5 MW

• Çanakkale Çanres 38,5 MW/ 33MWe

• Balıkesir Ortamandıra RES 14.4 MWm/10 MWe

• Kırklareli Karadere RES 16 MWm/15MWe

Firmamız rüzgar ve güneş enerji santralleri ekipmanları üretimi konusunda Yerli Üretim Durum Belgesi sahibidir. Ayrıca OSTİM Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri Kümelenmesi üyesi olan firmamız bu konudaki tüm gelişmeleri yakından takip etmektedir. Ayrıca Petromkimya tesislerinden, ülkemizin önemli bir projesi olan SOCAR Firması’nın işvereni olduğu ve büyük kısmını Yenigün Dere Ortaklığı’nın gerçekleştirdiği 2015 yılı içerisinde başlamış ve  halen devam etmekte olan İzmir/Aliağa – Petkim – Star Rafine şantiyesi  ankraj cıvataları ve somunlarını ASTM F 1554 GR 36 ve GR 55  ve Gr.105 olarak M 16 ve M 100 aralığında firmamız üretmiştir. Bu tesis için şu ana dek toplam 3000 ton civarında üretim tamamlanmış ve teslim edilmiştir. Ankraj cıvatalarının yanı sıra, somun plaka, pul ve kaynaklı işlemleri de firmamızda tamamlanmıştır.

Halen Avrupa’da bir firmanın Yüksek gerilim hatlarında yaptığı bir projenin tedarikçisi olan firmamız, çevre konusunda duyarlı bu Avrupa ülkesinin yenilemekte olduğu Pylonların, tüm ankraj ve cıvata ve somunlarının da üretimini yapmakta ve ihracatını gerçekleştirmektedir. Kaleliler olarak, sürekli yatırım yapmakta ve sürekli gelişimi hedeflemekteyiz. Başta kendi personelimiz, sonrasında ise ülkemizin refahı ve gelişimi en büyük arzumuz ve hedefimizdir. Ülkemizin tüm sorunlarının ötesinde çok büyük bir potansiyeli ve gücü olduğuna inancımız tamdır ve bu düşünceyle çok çalışarak elimizden gelen katkıyı sağlamak da başlıca görevimizdir.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlarına sahip MONETA 'nın sektörel dergi ve portallarının dijital platformlarda yönetimi katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık alanında içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Dişli Üretim Servisleri

‘Popstar’ları favoritCNC ve yeni S100 ile hedefleri aşan STUDER, 2023’te de büyüdü

Published

on

By

Yüksek hassasiyetli taşlama tezgahlarının İsviçreli küresel üreticisi Fritz Studer AG, ‘STUDER’in Sesi’ sloganıyla müzik odaklı hayata geçirdiği 2024 yılı basın toplantısında, 2023 yılının verilerini açıkladı. 20’den fazla ülkeden 65 gazetecinin katılımıyla düzenlenen toplantıda 2023 yılının ‘popstar’ları olarak favoritCNC ve yeni S100’ü gösteren STUDER, küresel olarak zorlu bir yatırım ortamına rağmen satışlarını artırmayı ve birçok bölgede yeni pazar payı kazanmayı başardı. Kalitesiyle pek çok pazarda büyüyen hassas silindirik taşlama makinelerinin İsviçreli uzmanı, Türkiye’deki bayisi Form Makina’yı ise üst üste 5. kez en iyi bayi olarak ödüllendirdi. ABD ve Çin gibi kilit pazarlarda satışlarını olumlu yönde geliştiren firmanın önceki yıllarda olduğu gibi en büyük pazarını Asya oluştururken, bunu Orta Avrupa ve Kuzey Amerika takip etti.

Firmanın 2023 yılı karnesini ‘Motion Meeting 2024 Basın Toplantısı’nda değerlendiren STUDER CEO’su Jens Bleher, “Yakın zamanda tamamlanan 2023 mali yılı, özellikle de 111. yıl dönümümüz son derece başarılı geçti” dedi. Firma, ürün geliştirme ve saha altyapısına yaptığı tutarlı yatırımların karşılığını alırken; CEO Jens Bleher, “Açıklamalarımızı gerçeğe dönüştürdük; zamanı pazardaki konumumuzu geliştirmek ve uzun vadede gelecek için kendimizi güçlendirmek için kullandık” ifadelerini kullandı. Dünyanın birçok bölgesinde yeni pazar payları kazanmayı başaran STUDER, müşteri hizmetleri segmentinde ise, yeni satış rekorları kırdı. Bleher, sipariş durumunun yılın sonuna doğru olağanüstü derecede gelişmesini ise, 2024 için olumlu bir işaret olarak değerlendirdi.

Almanya, Çin ve bazı Asya ülkeleri gibi bireysel pazarlarda sipariş gelişiminin daha zayıf olduğunu; ancak dünyanın diğer bölgelerinde olumlu sonuçların görüldüğünü belirten STUDER CSO’su Sandro Bottazzo ise, “Birçok ülkede iyi sonuçlar elde ettik ve hatta bazılarında yeni rekor sipariş alımları gerçekleştirdik” diye konuştu.

STUDER favoritcnc

Küçük ve orta ölçekli işletmeler STUDER’e güveniyor

STUDER siparişleri müşteri segmentlerine göre ele alındığında, havacılık ve uzay sektörü bir kez daha yeni siparişlerde en büyük artışı sağlarken, gerileyen otomotiv ve yan sanayi sektörünü geride bıraktı. 2023 değerlendirmesinde ‘Takım’ segmentinin beklentilerin altında kaldığı açıklanırken, önceki yıl olduğu gibi fason üreticilerin hakim olduğu ‘hassas mühendislik’ segmentinin en büyük bireysel pazar olduğu açıklandı. ‘Makine mühendisliği’ ile ‘kalıp ve döküm’ segmentlerinin 2023 yılında da önemli konumlarını koruduğunu bildiren STUDER, yarı iletken endüstrisinde hassas silindirik taşlama makinelerine olan talebin arttığını da açıkladı. Konuyu değerlendiren CSO Bottazzo, “Küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından taşlama makinelerimize bu kadar güvenilmesinden ve bu segmentin bizim için stratejik açıdan önemli olmaya devam etmesinden çok memnunum” dedi.

En yüksek satış S33 ve ‘popstar’ favoritCNC’de

Hassas silindirik taşlama makinelerinin küresel üreticisi STUDER için geniş bir portföyünü korumak, 2023 yılında da özel bir önem taşıyordu. CNC üniversal silindirik taşlama makinelerinde oldukça güçlü sipariş alan firmanın en yüksek hacme sahip makinesi S33 olurken, onu favoritCNC, S31, S41 ve favorit takip etti. Firma, yeni S100 iç silindirik taşlama makinesinin siparişlerinde ise belirlediği hedefleri aştı.

STUDER S100

Basın toplantısında konuyu değerlendiren STUDER CSO’su Bottazzo, “İç silindirik taşlama makineleri söz konusu olduğunda, S131 için gelen siparişler açısından şirket tarihindeki en iyi 3. yıl oldu” dedi. Bakım ve servisten yedek parça ve revizyona kadar tüm iş alanları için geçerli olan Müşteri Hizmetleri segmentinin de çok olumlu gelişme gösterdiğini kaydeden Bottazzo, “Bu alanda üst üste ikinci yıl satış rekoru kırmayı başardık” diye konuştu.

Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya ve Macaristan’da kendi uzman personeliyle hizmet vermeye başlayan STUDER, Doğu Avrupa’da da güçlü bir gelişim gösterdiğini duyurdu.

Küresel olarak yaklaşık 30 ticari fuara ve toplantıya katılan STUDER, Pekin’deki CIMT ve Hannover’deki EMO’ya ek olarak, UNITED GRINDING’in Kuzey Amerika’daki etkinliğinin özellikle başarılı olduğunu açıkladı. Firma, EMO 2023’te tarihinde ilk kez tek bir fuarda; yeni insertLoad yükleyicisi, roboLoad ve uniLoad ile üç otomasyon çözümünü bir arada sunmuştu.

Miller ve otomasyonda önemli gelişmeler

2023 yılında da müşterilerinin yararı için en son taşlama teknolojilerinin geliştirilmesi ve ilerletilmesini merkezine alan STUDER, özellikle e-mobilite ile ilgili bileşenler için uygun olan S36 üretim harici silindirik taşlama makinesiyle talepleri karşıladı. Basın toplantısında konuşan STUDER CTO’su Daniel Huber, bu makineyle ilgili olarak, “Artık müşterilerimiz S36’da herhangi bir kısıtlama olmaksızın tüm iş mili varyantlarını ve otomasyon çözümlerini kullanabiliyor” dedi. 25 kW’lık (33 hp) yeni ve güçlü taşlama mili sayesinde, 160 mm’ye (6,3 inç) kadar özellikle geniş taşlama disklerinin kullanılmasını mümkün hale getiren S36, CBN veya elmas taşlama taşları ile yüksek hızlı taşlamaya yeni bir seçenek getirdi. Ayrıca S36, kullanıcılarına tamamen uyumlu easyLoad ve uniLoad yükleme sistemleri sayesinde üretimlerini yüksek düzeyde otomasyona geçirebilme imkanı da sundu.

favoritCNC’nin dış taşlamadaki başarısına benzer şekilde, iç taşlama için giriş seviyesi segmentinde kendisini kanıtlaya yeni S100 iç silindirik taşlama makinesinin performansından memnun olduğunu dile getiren Huber, geçen yılki geliştirme sayesinde S100 artık yeni, güçlü bir sargı miline (Ø 58) sahip olduğunu, bunun gelecekte başka modeller için de planlandığını söyledi.

Kullanıcıların, popüler favoritCNC’nin devamı olan makinedeki yeni özellikleri merakla bekleyebileceğini açıklayan STUDER, bu konuda birkaç örnek paylaştı: Örneğin, tekerlek başlığının açı göstergesi, popüler QuickSet kurulum işlevi ve iş parçalarının herhangi bir programlama olmadan manuel olarak taşlanmasına verimli bir şekilde izin veren manuel taşlama döngüsü olarak geleneksel bir mod.

C.O.R.E. için yeni özellikler açıklandı

UNITED GRINDING’in devrim niteliğindeki donanım ve yazılım mimarisi olan C.O.R.E. de 2023’teki geliştirmelerin odak noktalarından biri oldu. Şirketin ağırlık verdiği diğer konular arasında veri toplama ve analizinin yanı sıra yeni sensörler ve araçlar da yer aldı. Huber, “C.O.R.E. dokunmatik işletim paneli zaten benzeri görülmemiş düzeyde sezgisel kullanıma izin veriyor ve yakında operatörlerin çalışma alanlarını tanımlayabilecekleri ve kaydedebilecekleri özelleştirilebilir bir arayüz olacak” açıklamasında bulundu.

STUDER, geliştirdiği SmartJet® soğutma sistemiyle halihazırda taşlama işleminde soğutma sıvısı ve enerji ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak yeni endüstri standartlarını belirlemeye devam etti. Geleceğe yönelik bir bakış açısı sunan CTO Daniel Huber, “Sürdürülebilirlik konusu bizim için önemli olmaya devam ediyor” dedi. Ayrıca yarı iletken endüstrisinde de büyük bir potansiyel gördüklerini belirten Huber, e-mobilite ve fotovoltaikler nedeniyle yüksek performanslı yarı iletkenlere olan talebin arttığı bilgisini paylaştı. STUDER bu alanda da pazarda son derece başarılı olan X-ışını ölçüm başlığına sahip S41 CNC üniversal silindirik taşlama makinesiyle levha üretiminde standardı belirledi. 2023 boyunca gerçekleştirilen kapsamlı geliştirme faaliyetlerini değerlendiren CTO Huber, “Uzun vadede, yalnızca en son teknolojiyi içeren akıllı ve verimli makineler sunan üreticiler başarılı olabilir” diye konuştu.

STUDER ile rekabetçi teslimat süreleri

Basın toplantısında konuşan bir diğer isim olan STUDER COO’su Stephan Stoll ise, operasyonlar için genel bir değerlendirme yaparak, “Üretilen makinelerin üretim karışımı 2023 yılında daha karmaşık sistemlere kaydı” dedi. Aktif satın alma yönetimi ve küresel tedarik zincirlerinin normalleştirilmesi sayesinde siparişlerin zamanında tamamlandığını söyleyen Stoll, STUDER’e iyi bir kullanım sağlayan UNITED GRINDING Group bünyesindeki ortak üretim stratejisinin uygulanmasını olumlu olarak değerlendirdi.

Kendi yüksek kaliteli iş millerini üreten az sayıdaki taşlama makinesi üreticisinden biri olan STUDER’in önemli operasyonel projeleri arasında, otomatik üretim araçlarına ve son teknoloji test stantlarına yaptığı yatırımlar yer aldı. Stratejik açıdan önemli olan bu makine bileşenleri için uzmanlığı özellikle genişleten STUDER, bu ön gereksinimler ve daha fazla büyüme için Steffisburg ve Biel’de yer alan dahili taşlama yetkinlik merkezinde kapsamlı yapısal ve lojistik önlemlere daha fazla yatırım yaptı.

Sürdürülebilirlik hamleleri

STUDER, 2023 yılında sürdürülebilirlik için de önemli işlere imza attı. Stoll, “Şubat 2023’ten bu yana Steffisburg tesisi yerel bölgesel ısıtma şebekesine bağlandı ve böylece tüm binalar çevre dostu bir şekilde ısıtılıyor” dedi. Ayrıca, tüm binaların LED aydınlatmaya dönüştürülmesini büyük ölçüde tamamlayan şirket, genel olarak enerji tüketimi ve CO2 emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.

2024 yılı için de öngörüde bulunan COO Stoll, “Geçtiğimiz yıllarda yapılan önemli yatırımların ardından, lojistik süreçlerimizin ve depo altyapımızın yeniden tasarlanması artık çok yakın. Bu projenin en önemli parçası, doğrudan bağlantılı bir konteyner deposuna sahip bir lojistik merkezidir. Tam otomatik depo sisteminin daha yüksek verimliliği, tüm makine üretimine ve yedek parçaların taşınmasına fayda sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Teknoloji şirketi için iyi eğitimli çalışanlar

Son olarak, mesleki beceriler için ulusal şampiyonalar düzenleyen WorldSkills ile ilgili konuşan CEO Jens Bleher, teknoloji şirketi için iyi eğitimli çalışanların büyük önem taşıdığını vurgulayarak, prestijli şampiyona SwissSkills’te son zamanlarda elde edilen başarılardan memnun olduğunu belirtti. Geçen yıl STUDER çırakları Luis Salzmann (1. sırada, tasarım mühendisi) ve Noah Rossel’in (2. sırada, otomasyon mühendisi) üstün performanslarıyla altın ve gümüş madalya kazandıklarını hatırlatan Bleher, “STUDER, WorldSkills’te üst üste üçüncü kez temsil ediliyor. Mesleki eğitime olan kapsamlı bağlılığımızı teyit eden bu durumdan gurur duyuyoruz” dedi.

Continue Reading

Genel

Madencilik ve metal sektörü, karbonsuzlaşma planlarını büyüme için bir fırsat olarak görüyor

Published

on

By

KPMG’nin karbonsuzlaşma konusunda üst düzey yöneticilerin görüşlerini aldığı “2023 Küresel Madencilik ve Metal Sektörü Genel Görünümü” raporuna göre küresel ekonomi karbonsuz bir geleceğe doğru ilerlerken madencilik ve metal sektörü, bu dönüşüm için gerekli ham maddeleri karşılayabileceğinden emin görünüyor. Daha yeşil bir gezegene geçişte kullanılacak malzemelere olan talebi karşılayabileceklerine güvenenlerin oranı yüzde 86’yı buluyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, Paris Anlaşması’nın hedeflediği iki santigrat derecenin altında bir sıcaklık artışı hedefine 2040 yılından önce ulaşılabilmesi için temiz enerji teknolojileri için gerekli olan maden talebi bugünkünün dört katına ulaşacak. Küresel ekonomi karbonsuz bir geleceğe doğru ilerlerken madencilik ve metal şirketlerinin, net-sıfır bir dünyaya geçişi desteklemek için rüzgâr türbinleri, güneş panelleri ve elektrikli araçlar için gerekli olan ve sürekli talebi artan mineralleri karşılayıp karşılayamayacakları akıllardaki önemli sorulardan biri.

KPMG, bu sorunun cevabını bulmak için çelikten kömüre ve lityuma kadar geniş bir yelpazede madencilik ve metal faaliyetlerini temsil eden 400’ün üzerinde üst düzey yönetici ile bir anket çalışması gerçekleştirdi. Ankete göre madencilik ve metal sektörü, dönüşüm için gerekli ham maddeleri karşılayabileceklerinden emin görünüyor. Daha yeşil bir gezegene geçişte kullanılacak malzemelere olan talebi karşılayabileceklerine çok güvenen ve güvenenlerin oranı yüzde 86’yı buluyor. KPMG, yöneticilerin genel olarak neden iyimser olduğunu ve bu hedefleri nasıl başarmayı planladıklarını anlamak için ise anket verilerini ayrıntılı olarak analiz etti. Ayrıca kritik madenleri üreten şirketlerin CEO’ları ile görüşmeler yapıldı ve sektörde geniş deneyime sahip uzmanların öngörüleri de dikkate alındı.

Karbonsuzlaşma planları bir maliyet değil büyüme için fırsat

Anket sonuçlarına göre yöneticilerin önemli bir çoğunluğu, şirketlerinin ve sektörün genel olarak büyüme potansiyeline güveniyor. Metal ve madencilik sektörü yöneticilerinin gelecek konusunda güvenli olmalarının bir nedeni, karbonsuzlaşma planlarını bir maliyet değil büyüme için bir fırsat olarak görmeleri. “Karbon ayak izini teknoloji yatırımları aracılığıyla dönüştürmek” yüzde 43 ile önümüzdeki beş yıl içindeki en önemli fırsat olarak değerlendiriliyor. Operasyonların maliyet verimliliğini teknoloji yatırımlarıyla iyileştirmek az farkla (yüzde 41) ikinci sırada yer alıyor. Katılımcıların üçte birinden fazlası (yüzde 36) ise faaliyetlerini satın alma ve varlık satışları yoluyla dönüştürmeyi planlıyor.

Madencilik şirketlerinin karbon emisyonunu azaltmak için şimdiden gösterdiği hızlı ilerleme, karbonsuzlaşma çabalarına daha fazla yatırım yapmaları için onları cesaretlendiriyor. Anket, madencilik ve metal işleme sektörünün çevresel etkileriyle başa çıkmak için en yüksek önceliğin enerji tüketim verimliliğini arttırmak olduğunu gösteriyor (yüzde 41). Bu, su (yüzde 16) ve atık (yüzde 21) yönetimini geliştirmekten neredeyse iki kat önemli olarak değerlendiriliyor.

ESG hedeflerinde sosyal etki daha fazla önem kazanıyor

Madencilik ve metal şirketleri karbon ayak izlerini azaltmaya ciddi yatırım yaparken aynı zamanda ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) hedeflerine de odaklanıyorlar. Aynı zamanda, sektör ESG’deki “S” (sosyal) harfine de büyük dikkat gösteriyor. ESG hedefleri daha temelde insan odaklı bir gündem haline geliyor ve esas odak çalışanlar ve yerel topluluklar gibi paydaşlar oluyor. Anketteki yöneticiler, madencilik ve metal üretim faaliyetlerinin sosyal etkisi ile mücadele etmede en yüksek önceliğin, çalışanlara sağlık hizmetleri, ücretli izin ve emeklilik hakları sunmak olduğunu düşünüyorlar (yüzde 44). Bunu yüzde 33 ile işçi güvenliğini geliştirmek ve yüzde 32 ile geçimi sağlayacak maaş ödemek yanıtları takip ediyor. Ankete katılan yöneticilerin bazıları, metal ve madencilik şirketlerinin sadece yerel topluluklara değil genel halka da dikkat etmeleri gerektiğine de inanıyor.

Yetenekli liderliği de ESG içindeki insan unsurunun başka bir yönü olarak öne çıkıyor. Ankete katılanlar, şirketin net-sıfır hedefi ve bu yoldaki ilerlemesi hakkında paydaşlarla açık ve tam iletişimin sağlanmasını (yüzde 46) şirketlerin ESG hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak en etkili yöntemin olarak gösteriyor. Bunu yüzde 45 ile “CEO ve yönetim kurulunun net-sıfır hedeflerine kendilerini adamaları” yanıtı takip ediyor. Üçüncü sırada ise “net-sıfır hedefimize ulaşma konusundaki ilerlemeyi ölçmek için doğru ölçüm metriklerine sahip olduğumuzdan emin olmak” yanıtı yer alıyor.

Teknoloji yeni dönemi şekillendiren ana itici güç

Yeni teknolojiler ve inovasyonların ortaya çıkması ise metal ve madencilik sektörünün bu yeni dönemini şekillendiren değişimlerin ana itici güçlerinden biri olarak gösteriliyor. Teknolojik gelişmeler yöneticilerin beş yıllık talep tahminlerini etkileyen en önemli etken olarak görülüyor. “Şirketinizin önümüzdeki beş yıl için talep tahminlerini etkileyen en önemli etkenler nelerdir?” sorusu yöneltildiğinde ilk sırada teknolojik değişimler (yüzde 54) yanıtı yer alıyor. Önümüzdeki beş yılda maden üretimini artırmaya en çok etkisi olacak iki teknoloji hangileridir?” sorusuna verilen yanıtlar ise şu şekilde sıralanıyor: 5G Ağları (yüzde 26), nesnelerin interneti (yüzde 24), arama teknik ve teknolojilerindeki gelişmeler (yüzde 24), yeni çıkarma teknolojileri (yüzde 24) ve yapay zekâ (yüzde 23).

“Madencilik ve metal sektörünün üretimlerini hızla arttırmaları gerekiyor”

Rapor sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Metal & Maden Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Burak Yıldırım, “Eğer iklim değişikliğini yavaşlatma ve sonunda tersine çevirme şansını yakalamak istiyorsak dünya ekonomisini karbonsuz hale getirmeliyiz. Küresel işletmelerin karbon nötr bir geleceğe geçiş için ihtiyaç duydukları malzemeleri tedarik etmek adına madencilik ve metal sektörünün üretimlerini hızla arttırmaları gerekiyor. Bununla birlikte, bu artışı çevreye zarar vermeden gerçekleştirmeli ve faaliyetlerini daha az karbon salınımı sağlayacak şekilde yeniden yapılandırmalıdırlar. Bu dönüşüm ise raporumuzu hazırlamak için görüşlerine başvurduğumuz yöneticilere ve sektör oyuncularına bağlı olacaktır. Şirket yöneticilerinin sorumlulukları, öncelikle sektörü daha sürdürülebilir bir yola yönlendirmek ve tüm paydaşları sürdürülebilirlik konusunda ikna edebilmektir. Ankete katılan bir sektör yöneticisinin belirttiği gibi, metal ve minerallere olan ihtiyaç hiç bu kadar yüksek olmamıştı, ancak yeni madenler açmak da hiç bu kadar zor olmamıştı. Aynı zorluk, karbon emisyonunu azaltacak yeni süreçlere hızla yatırım yapmak zorunda olan çelik ve diğer metal üreticileri için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Raporumuzda, bu zorluklar ve ortaya çıkan fırsatlar hakkında öngörüler sunmayı amaçladık.” dedi.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Continue Reading

Trendler

Güç Aktarım Sistemleri - Redüktörler, Rulmanlar, Motorlar, Sürücüler sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et