Teknik eğitimlerin önemi ve değerlendirmeler

Güç Aktarım
7 Görüntüleme
10 Min. Okuma

Teknik eğitimlerin önemi, sanayide nitelikli iş gücü oluşturmanın temel unsurlarından biridir. Okul ile üretim sahası arasındaki bağın güçlendirilmesi, teknik eğitimin etkinliğini doğrudan belirlemektedir.

Dünyada söz sahibi, sanayide ve üretimde gelişmiş, ekonomileri güçlü ülkeler, nitelikli insan gücünü yetiştirmede, teknik eğitimlere özel önem vermektedir. Uzmanlık alanım hidrolik ve pnömatik gibi teknik konular olduğu için şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu ülkelerin nitelikli teknik insan yetiştirmedeki başarı faktörlerinden biri de mesleki teknik eğitime verdikleri rolü 21. yüzyılın teknolojisi ile bütünleştirmeleridir. Verilen mesleki ve teknik eğitimin başarısında, bireylerin teknolojiyi anlayıp kullanabilecek teknik bilgi ve becerilere, iletişim ve problem çözme becerilerine ve iş birliği içinde çalışabilecek disipline sahip olması yatmaktadır. Konuya bakış açımızı bu cümle özetlemektedir.

Dünyada mesleki ve teknik eğitim sistemleri incelendiğinde Avrupa, Amerika, Asya ve Avustralya kıtasında gelişmiş ülkeler arasında önemli ölçüde farklılıklar olduğu görülmektedir. Bazı ülkeler tam zamanlı mesleki teknik eğitim modeline ağırlık verirken, bazıları ise çıraklık eğitimi modelini uygulamaktadır.

Bu konuda en somut gelişmeler ise, çıraklık esaslı eğitimleri benimseyen Almanya’da yaşanmaktadır. Hatta teknoloji devi olarak görülen Japonya’daki teknik eğitim sistemi de Almanya teknik eğitim sistemi örnek alınarak oluşturulmuştur. Burada en önemli nokta, teknik alanda yetişecek bireylerin sanayi ve üretim ile iç içe olması, öğrenim sürecinin büyük bir kısmında yaparak öğrenme ve uygulamalı eğitim metotlarının öne çıkmasıdır.

Ülkemizde ise, teknik konularda iyi insan yetiştirme misyonunu mesleki eğitim veren resmi ve özel kurumlar üstlenmektedir.

  • Bu kurumlar eğitim anlamında yeterli midir?
  • Öğrenilecek her şey okullarda mı öğrenilir?
  • Bu okullar yeterli donanım ve güncel bilgiler ile donatılmakta mıdır?
  • Deneyerek öğrenme metodu faydalı mıdır?
  • Sahada öğrenilen her bilgi doğru mudur?

Teknik eğitimdeki 20 yılı aşan bilgi birikimim ve saha tecrübeme istinaden söyleyebilirim ki; ülkemizdeki teknik eğitime bakış açısı, nitelikli teknik insan yetiştirme konusundaki yaklaşımlar tahmin edeceğiniz üzere pek iç açıcı değildir.

Ülkemizde verilmekte olan teknik eğitimlerde iki farklı yöntem ile piyasanın ihtiyacı olan teknik elemanların yetiştirildiği bilinmektedir.

Teknik okullar: Meslek liseleri, teknik liseler, meslek yüksek okulları ve mühendislik fakülteleri teknik okullarımızdır. İhtiyaç duyulan seviyede teknik elemanın yetiştirilmesi için bu okullarda, teknik bilgilerin verilmesi ile başlayan süreç okul atölyelerinde ve stajlarında öğrenilenlerin pekiştirilmesi ile devam edip, nihayet teori ile pratiğin birleştirilmesini sağlayacak fabrikalar başta olmak üzere ihtiyaç duyulan işletmelerde çalışmaya hazır elemanlar yetiştirilmesidir.

Saha uygulamaları: İkinci yöntem ise işin içinde yetişme metodu olarak tanımlanan usta-çırak ilişkisi çerçevesinde, işin yapıldığı işletmelerde belirli yaşlarda başlanan öğrenme sürecinin işi yapabilecek seviyeye gelene kadar deneme yanılma, gördüğünü öğrenme gibi metotlar ile bilgi ve becerinin artırılmasıdır. Amiyane tabiriyle mektepli ya da alaylı olma meselesi de diyebiliriz.

Eğitimlerle teknik olarak geliştirilecek insan kaynağı ile firmalardaki üretim durmalarından oluşan verim kayıpları da dahil engellenebildiği gibi ilgili yatırımın Toplam Sahip Olma Maliyeti (Total Cost of Ownership) de çok daha uygun olacaktır. Büyük resimde ülke ekonomimize de katkı sağlanacaktır.

Bugün; işletme sahipleri ve bakım başta olmak üzere teknik bölüm yöneticileri, konusunda uzman teknik insan kaynağına ihtiyaç duymaktadır. Teknolojik gelişmelerdeki artış hızı; yeni neslin öğrenme şekillerinin değişmesi, uygulamalı eğitimlerdeki araç gereçlerin modernizasyonu, eğitim ve öğretim sürecinde okulların bu gelişmelere ayak uydurmasını zorlaştırmaktadır. Bu da ancak iyi yetişmiş, yeniliklere açık ve kendini yetiştirmeye devam eden, teknolojiye ayak uydurabilen teknik insan kaynağı ile mümkün olmaktadır. 

Ülkemizde benim de bizzat gördüğüm, konusunda uzman ve vizyoner firmalar elini taşın altına sokabilmektedir. Kendi işletmelerinde yaptıkları kalıcı yatırımlar (Hidrolik ve Pnömatik Eğitim Setleri vb.) ve eğitime gösterdikleri önem, nitelikli teknik insan kaynağı açığının kapatılması konusuna kendi güçleri nispetinde destek olmaktadır.

Eğitimin çalışanlar açısından pratik uygulama çalışmalarıyla öğrenilip, sahada uygulanarak geri dönüşünün şirkete ve çalıştığı birime verim sağlaması, başta patronlar olmak üzere, bölüm yöneticileri ve eğitime katılanların kendisinin arzu ettiği bir hedeftir. Gerçekçi uygulamalar içermeyen bu tür teknik eğitimler ile saha tecrübesi çok fazla olmayan eğitmenlerin verdiği eğitimler ise, maalesef çok teorik kalabildiği gibi katılımcılar açısından da sıkıcı olabilmektedir. Teoriden ve sıkıcılıktan uzak, eğitimin verimli, eğlenceli ve kalıcı öğrenilmesinde baş aktörlerden biri de eğitmenlerdir. Firmaların kendi tesislerinde kurdukları yatırımları kullanarak insan kaynağını yetiştirirken, şirket içindeki eğitmenin veya dışarıdan davet edilen konusunda uygulama bilgisine de sahip uzman bir eğitmenin doğru seçilmesi çok önemlidir. 

  • Eğitmenin, modern teknolojiye ayak uyduran yeni eğitim modelleri ile konuyu yeniden ele alabilmesi olmazsa olmazlardandır.
  • Özellikle yetişkin eğitimlerinde klasik anlatım tarzı kalıplarından çıkıp, sunum becerileri yüksek, görsel öğeleri öne çıkartarak, son teknolojik gelişmelerle kendini yetiştirmiş ve yetiştirmeye devam eden bir birey olarak örnek olmalıdır.
  • Eğitimlerde kullandığı donanımı güncel tutmalıdır.
  • Eğitimlerde teknolojiyi eğitime dahil ederek bol örneklemeli katılımcıların da eğitime dahil olduğu interaktif bir eğitim sürecini yönetebilecek kapasitede olmalıdır.
  • Eğitmen tercihinizde, sadece işin uzmanı olan ve o işi en iyi bilen kişiler değil, bilgisini en iyi şekilde aktarabilen, iletişim ve sunum becerileri gelişmiş, modern cihazlar ile günümüz teknolojik imkanlarını kullanan eğitmenler olabilmelidir.

Toparlayıp özetlemek gerekirse; eğitim bir bütünlük içermektedir. Bu bütünlük eğitim öncesi hazırlıktan eğitim sonrası raporlamaya kadar devam eden bir süreçtir. “Bu sürecin içerisindeki en önemli faktör ise eğitimi veren eğitmen ve organizasyonun yapılmasında görev alan kurumdur” diyerek bir özet yapmak doğru olacaktır. 

Bu bağlamda Akışkan Gücü Derneği (AKDER) olarak, yeni yerimizde yeni bir vizyon ile geleceğe çok önemli bir yatırım yaptığımızı, tam donanımlı eğitim setlerinin yer aldığı uygulama alanı ile sektörün ihtiyaç duyduğu yetişmiş eleman ihtiyacını karşılamak üzere en iyi eğitimleri sizlerle buluşturmayı hedeflemekteyiz. Bu hedefler doğrultusunda 2025 yılı bizim için bir geçiş yılı olmasına rağmen genel katılıma yönelik açtığımız eğitimler, firmaların kendi yerlerinde gerek yurt içi gerekse yurt dışında gerçekleştirilen eğitim hizmetleri ile bu yılı verimli bir şekilde kapattık. Önümüzdeki yıllara ise artarak devam eden potansiyel eğitim taleplerini karşılayacak yatırımlar yaptık. Bu yatırımların ana başlıkları sistemli bir yapı kurulması, eğitim araç gereçlerinin modernizasyonu ve eğitim içeriklerinin güncellenerek geliştirilmesi olarak özetleyebiliriz. 

Bu noktada son söz olarak yılı iyi kapatmış olmanın verdiği mutluluk ve gelecek yıllar için belirlenmiş hedeflere ulaşmak için atılan adımların verdiği heyecanın birleşmesiyle ortaya gurur duyulacak bir tablo çıktığını söyleyebilirim.  

Kendinize, bağlı bulunduğunuz işletmenize ve ülkemize her geçen gün değer katmanız ve gelecek dönemde iş birliklerimizin artarak devam etmesi dileğiyle… 

Barış Özgenç kimdir?

AKDER Genel Sekreteri / Kıdemli Uzman Eğitmen

1980 Kocaeli doğumlu olan Barış Özgenç, Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Öğretmenliği’nden 2003 yılında mezun olmuştur. Profesyonel iş hayatına, Bayrak Tekstil firmasının Bakım ve Onarım Bölümü’nde Teknik Uzman Yardımcısı olarak başlamış olup, SES3000 firmasında CNC makinelerin Satış Sonrası Destek Uzmanı olarak devam etmiştir. 2005 yılından itibaren Robert BOSCH GmbH’ın otomasyon alanındaki firması olan BOSCH Rexroth firmasında önce Bayi İlişkileri Uzmanı daha sonra Eğitim Bölümü Sorumlusu olarak aralıksız 13 yıl boyunca çalışmıştır. Eğitim bölümündeki tüm süreçlerin yönetiminde ve kıdemli uzman eğitmen olarak hidrolik, pnömatik ve otomasyon konularında eğitimlerin gerçekleştirilmesinde aktif rol almıştır. BOSCH Rexroth’un Gebze lokasyonunda genel katılıma yönelik eğitimler ile firmaya özel eğitimlerde çok sayıda eğitim vermiştir. 2016-2018 yılları arasında SED Stratejik Eğitim ve Danışmanlık firmasında Teknik Eğitim Bölümü’nü kurarak, eğitim ve seminerler vermiştir. 2016 yılında Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olarak ikinci lisans diplomasını alan Özgenç, evli ve iki erkek çocuk babasıdır. 2024 yılından itibaren Akışkan Gücü Derneği (AKDER) Genel Sekreteri olarak çalışmakta olan Özgenç, aynı zamanda AKDER bünyesinde organize edilen eğitimlerin verilmesi ve organizasyonundan sorumludur. Bugüne kadar 500’e yakın eğitim vermiş olup toplamda 8.000 saatin üzerinde eğitim vermiştir.

Barış Özgenç, Avrupa Akışkan Gücü Derneklerinin merkezi olan Avrupa Akışkan Gücü Birliği’nin (CETOP) akredite ettiği dünyadaki ilk uygulamalı eğitim merkezi olan İngiltere NFPC (National Fluid Power Center) Uluslararası Akışkan Gücü Merkezi’nin kurs ve sınavlarını başarı ile tamamlayarak 2012 yılında ilk sertifikalı eğitmen unvanını almıştır.

Firmalara özel dizayn edilmiş eğitimlerinde; AKA Otomotiv, AKG Termoteknik, AKSA Enerji,  ALTINAY Havacılık, ANAGOLD Madencilik, ARÇELİK, ASSANPORT, Bakioğlu Holding, Bilecik Demir Çelik, BMC, BOSCH Rexroth (Bursa), Brisa, Çayeli Bakır İşletmeleri, ÇEMTAŞ, Çimsa Çimento, Demisaş Döküm, ETİMET ElektroMetalurji, Eren Enerji, Enerjisa Üretim, EVIOSYS, FNSS, GEDİK KAYNAK, Groupe Renault, Hasçelik, HAVAŞ, HİDROFİL, HİDROSER, HYDAC, ICM MAKİNA; KARDEMİR, Kastamonu Entegre, MECALAC, MILLPOWER, MMK Metalurji, Otokar Otomotiv, ÖZŞEN Madencilik, REPKON, SANDVIK, Standart Profil, TCEEGE, TGS, Tosyalı Demir Çelik, Trakya Döküm, TÜPRAG Metal Madencilik gibi pek çok kuruluş yer almaktadır.

Genel katılıma yönelik düzenlediği teknik eğitimlerinde; AkçanSA, Aselsan, Arçelik, Asilçelik, BOSCH, Brisa, BSH, Delphi, Diler Demirçelik, DPWorld, Ereğli Demirçelik, ETİ, EVYAP, Farplas, Federal Mogul, Hidromek, Indesit, İpek Kağıt, İskenderun Demirçelik, İzeltaş, İzmir Demirçelik, Kale Havacılık, Kalekalıp, KARDEMİR Demirçelik, Kroman Çelik, Kumport Liman, LİMAK Çimento, Mardin Çimento, Mercedes Benz, Modern Karton, Otokar, Özkoç Pres, Öztiryakiler, Porlanda Porselen, Repkon Makina, TAT Konserve, TIRSAN Treyler, T.C. Merkez Bankası, Türkiye Petrolleri, TUSAS, Ülker, Yücel Makine ve Zorlu Endüstriyel başta olmak üzere 174 farklı firmadan katılımcıları olmuştur.

Hızlı teklif

Bu ürün için size geri dönüş yapalım

Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.

Talep türü:
✓ 24 saat içinde geri dönüş
✓ Doğrudan ilgili ekibe iletilir
✓ Ücretsiz bilgi talebi
Yazarı Paylaş
Takip Et
Güç Aktarım ve Hareket Kontrol, sektördeki mühendislerin bilgi güncellemelerine destek olmak amacıyla medya hizmetleri sunmaktadır. En son teknolojik gelişmeleri ve en iyi uygulamaları sunarak, mühendislerin bilgi birikimlerini güncellemelerine ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmaktadır. Firma, endüstriyel otomasyon ve hareket kontrolü alanında medya hizmetleri sunan öncü bir konumdadır.
İnceleme bırak