Connect with us

Sektör Haberleri

Üretimdeki işgücü açığı sorunumuzun çözümü kadın işgücü olabilir mi?

Yayın Tarihi:

-

İnsanlık tarihi boyunca aile dediğimizde anne yaşam alanını derleyen toplayan çocuklarını yetiştiren şefkatli kişi, baba ise evin ihtiyaçlarını gidermek ailesini korumak ve doyurmak zorunda olan kişi olmuştur. Anne yumuşak, baba sert mizaçlı yapıya sahip olmuştur. Yaşam alanının ihtiyaçlarını karşılayan kişi de neticeyle lider olmuştur. Yani evde, köyde, aşirette, kabilede lider hep erkeklerden seçilmiştir. Bir çocuğa babanın anne kadar şefkatini veremeyeceği gibi annenin de babanın verdiği güven kadar güven veremeyeceği âşikardır. Gerek bu sebep gerek mizaç ve yapı nedeniyle de bazı görevler zamanla anne ve baba yani erkek ya da kadın işi diye ayrılmaya başlamıştır.

Mesela evde yemek işi annenindir ama otellerin ya da restoranların şef aşçılarına bakınız hemen hemen hepsi erkektir. Biraz geriye gidelim, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya, Rusya içlerine ilerlediğinde karşısına çıkan donanımlı kadın Rus askerlerini görünce moral olarak bozguna uğramış, karşısında sadece bir ordu değil bir halk olduğunu anlamıştı. Tıpkı bizim Kurtuluş Savaşı günlerimizdeki kadınlarımızın azmi ve orduya sırtında bebeği ile mühimmat ve gıda taşıması gibi.

Aslında olan cinsiyet ile değil, beceri, yatkınlık, eğitim, liyakat, azim ve istek ile ortaya çıktığı görülmektedir. Sanırım sadece şans vermek, denemek gerekli. Bu konuya değinmeden de geçemeyeceğim, bildiğimiz kadının evde oturması mantığı sadece bizim toplumumuzda değil dünya üzerinde gelişmiş olarak bildiğimiz ülkelerde de mevcuttur. Elinin hamuru ile erkek işine karışma derler hani. Aklıma bu günlerde yaşadığımız COVID-19 salgını ve bu salgın ile mücadelede en başarılı olan 7 ülkenin de liderinin kadın olması geldi. Bu bir tesadüf olabilir mi?

Günümüzde dahi, işsizlik oranının fazla olmasını kadınların iş hayatında olmasına bağlayanlar ya da kadının eğitim almayıp evinde oturması gerektiğini düşünenler de var ama maalesef bu kişiler eşleri ya da kızları hasta olunca kadın doktor arayanlarla aynı kişiler. İleride ezilen değil başarılı birer birey olmaları yolunda çocuklarımıza özgüveni aile olarak, anne ve baba olarak ilk bizlerin aşılaması gerekiyor ki bu artık günümüzde çok doğal bir şey. Bu özgüven ile yetişen bireyler olası kötü senaryolarda baba gibi evin yükünü alan anne, anne gibi evladına şefkatle bakmaya çalışan baba olabilirler.

Kadınlarımıza verilmesi gereken bu şans, bu özgüven ile alakalı olarak çok fazla örnek ve hikâye illa ki vardır. Ben kendi sektörümüzde ve birebir içinde olduğum, her ortamda gururla anlattığım bir olayı anlatmak istiyorum. Yaklaşık 20 yıl önce takım tezgâhları teknik servis mühendisi olarak çalıştığım dönemde Anadolu’da bir fabrikaya ilk olarak aldıkları CNC torna tezgahını kurmaya gittim. Belki de o şehideki ilk CNC tezgâhtı bu. Firma sahibi ile kısa bir sohbet sonrası makine kurulumu için atölyeye indim. Tabii o zamanlarda bu makinaları bizler dahi çok iyi bilmiyoruz ki eğitim vereceğimiz kişileri kolay ve problemsiz anlayıp tezgâha zarar vermesin diye dikkat ediyoruz. Müşterimiz de bu konuya dikkat etmiş ve makinayı kullanması için özel bir personel işe almış. Bu kişi 18 yaşlarında genç bir kadındı. Şaşırdım hem de çok şaşırdım. Ben makinanın kurulum işini hallettikten sonra, operatörlük eğitimi ve uygulamaya başlamak üzere ayna ayaklarını takmayı öğretmeye başladım ve bu genç kızdan kutunun içinden bana yumuşak ayna yaklarını getirmesini istedim. Gitti ve geldi bilemedim hangisi dedi. Ben de tabii sert ayak ile yumuşağı ayırt edemeyebilir diye düşündüm ve gösterdim, bunlar dedim. Ayakları tek tek aynaya takarken ondan kumpası getirmesini rica ettim ama kumpas da gelmedi. Sonra bende jeton düştü. Sen necisin, kumpası nasıl bilmezsin diye sordum. O da dediki ben ticaret lisesi mezunuyum, iş ilanında bilgisayar kullanmayı bilen eleman aranıyor yazıyordu, ben de başvuru yaptım ve şu an buradayım. Yani anlayacağınız bu kızın meslek ile hiç alakası yok. Kusura bakma kaybedecek zamanım yok, sen bu işi yapamaz, bu sorumluluğu alamazsın diyerek durumu izah etmek üzere firma sahibinin yanına çıktım. O da açıkça söyledi, biz bilemeyiz oğlum bilgisayarlı torna diye bilgisayar bilen eleman aldık dedi hatta bu işe başka başvuru yapan da olmamış. Sonra telefon etti ve talimat verdi, Hakan Bey’in yanına eğitim için manuel torna bölümünden aklı başında birini verin, dün işe başlayan kızı da işten çıkartın dedi.

Yemek yedik, çay içtik sonra makinanın yanına giderken fabrika dışında o kızı gördüm. Başını ellerinin arasına almış duvarın dibinde oturuyordu. Yanına gittiğimde ağladığını fark ettim. Bu durumun sebebini izah ettim, bu bilgisayar kullanmak değil mesleki bilgi de gerekli vs. Uzunca anlattım. Sonra o da dedi ki ben size bir şey demiyorum, 2 gün önce işe girdiğim için evde bayram sevinci vardı annem helva kavurdu, komşulara dağıttı. Babam özürlü, malulen emekli, çalışamıyor. Kız kardeşim okusun diye ben üniversite sınavına da girmedim, evde herkes benim elime bakıyor. Bana kısaca içinde bulunduğu durumu anlattı ve işe çok ihtiyacı olduğunu anladım. Hemen sordum söyle yapabilir misin? Yaparım dedi, ağlayan gözleriyle, mecburum dedi. Sonra ben bekle diyerek tekrar firma sahibinin yanına gittim, durumu izah ettim. O da sorumluluk sende, bak, dene, becerebilirse kalsın yoksa makinamızı riske atma dedi. Akabinde ben de bu arkadaşa durumu izah ettim ve sevinçle içeri girdik. Makine başında beni manuel torna bölümünden gönderilen bir genç de bekliyordu. Bu genç iyi bir torna ustasıydı. Takımlandırma, parça bağlama, tornalama gibi teknik işleri çok iyi yapıyor ama programlama konusunda tuşları kullanmada koordinat düzeninde oldukça zorlanıyor. Diğer kız ise programlamada, tezgâh tuşlarının kullanımında, ekran geçişlerinde vs. süper lakin o da mesleki beceride vahim durumdaydı. 5. gün sonunda bu ikili Voltran gibi olmuştu. Biri programı yapıyor, tezgâha giriyor diğeri makinayı hazırlıyordu. İkili bu şekilde iş çıkartır hale geldiler ve benim görevim bitti. O gün işe ihtiyacı olan kızcağızı işinden nasibinden etmemiş olmanın verdiği huzur ve bu işi ne kadar yapabilir ki diye kafamdaki şüpheyle beraber tezgâhı teslim edip oradan ayrıldım.

Birkaç ay sonra işyeri sorumluluk bölgem değişti, o bölgeden koptum. 4-5 yıl sonra eşimle beraber yaz tatiline gideceğimiz bölgeye giden yol o fabrikanın önünden geçiyordu. Durup selam vermek üzere fabrikaya girdim. Firma sahibiyle kahvemizi içtik, çok fazla CNC makine aldığını, yeni bina yaptığını anlattı. Sonra yaptığı yeni binaya ve üretim atölyesine geçtik. Merak ediyordum içten içe, soramadım da o ticaret lisesi mezunu kızcağıza ne olmuştu? Üretimi gezdik dolaştık, o kızcağızı göremedim, ne olduğu ile ilgili fikirde yürütemedim. Lakin yeni ofis bölümüne geçtiğimizde imalat müdürü yazan kapıdaki odada onu gördüm. Departman müdürü olmuştu. Kalktı, saygıyla hoş geldiniz dedi. Gözleri içinde ben bu işi becerdim bakışını gördüm, sadece iş ile alakalı konuşup selamlaşarak oradan ayrıldım. Birileri ona şans vermiş o  da elinin hamuruyla erkek işine karışmış çok da güzel yapmıştı ki yükselmiş yönetici olmuştu.

Günümüzde işsizlik çok ciddi bir sorun olmasına rağmen sanayide ciddi şekilde operatör eksikliği var. Eskiden bu operatörlere bizler ara elaman diyorduk lakin artık aranan ana elaman oldular. Günümüzde kadın işgücü kadın yöneticiler her yerde, tarlada, tekstilde, gıdada paketleme gibi işlerde olduğu gibi belki sanayi tesislerinde üretimde de cinsiyet ayrımı yapmaz şans verirsek, otomasyon uygulamalarıyla birlikte bu ara elaman açığını kapatabilecek seviyeye getirebileceğimizi düşünüyorum.

Yazımı, bulunduğumuz sıkıntılı günlerin bir an evvel bitmesini, nimet olan sağlığımızla bir başka nimet olan işlerimize bir an evvel geri dönmeyi ümit ederek bitirmek istiyorum. Sağlıcakla kalın…

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com

Güncel haberleri takip etmek için

E-Bülten’e kayıt olun

E-Posta: